Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 23°C
Açık
Ankara
23°C
Açık
Cts 24°C
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 23°C

ASSUBAYLAR SİZİN HAYATINIZI KURTARDI DA PEKİ YA SİZLER…

26 Mart 2018 15:03
1.273

14 MART 2014 

 

ASSUBAYLARIN HAYATI, SİZİNKİNDEN DAHA MI DEĞERSİZ?

Milliyet Gazetesinin arşivinden, tam 54 yıl öncesinden, 29 Mayıs 1960 tarihli, yani 27 Mayıs darbesinden 2 gün sonra yayımlanmış bir haber;

 

Dönemin Cumhurbaşkanı Celal BAYAR, darbecilere teslim olmamak için, yastığının altından çıkardığı gümüş kabzalı bir tabanca ile intihar etmek ister.

Bunu gören Assubay Celal ARAZ, elindeki Thomson marka tabaca ile Cumhurbaşkanı Celal BAYAR’ın beline vurarak, sendelemesine neden olur ve elindeki tabancasını alır.

Kahraman assubay Celal ARAZ, çok büyük bir skandalı, bir cumhurbaşkanının intiharını tek başına durdurmuştur. Yüzyıllarca Yüce Türk Devletinin önünde, kara bir leke olarak kalacak, Cumhurbaşkanı intiharını önlemiştir.

Kurtuluş savaşı kahramanı, Gazi Cumhurbaşkanının hayatını kurtarmıştır.

 

***

 

Bu kez yıl 1993. Yer Hakkari Çukurca. Olayın kahramanı yine bir assubay. Bu konudaki Milliyet Gazetesinin haberi aynen şöyle;

“GENELKURMAY Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, 1993 yılında teröristlerin açtığı ateşten bir assubayın refleksi sonucu kurtulduğunu anlattı.

Org. Başbuğ, 17 Ekim 2009’da katıldığı Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği’nin resepsiyonunda anısını şöyle anlattı:

“İlk defa ifade edeceğim. Çukurca’da idik. O anda ani bir atışla karşı karşıya kaldık. Ben önde yürüyordum o (assubay) arkadan geliyordu. O anda öyle bir refleks yaptı ki, benim üzerime atladı. Teröristlerin silah atışı vardı. Binadan çıkıyorduk, çıktığımızda üzerime atladığını hissettim. Hemen beni orada emniyete aldı.”

 

***

 

 

(*) Bu kez yıl 2016.  Hain darbe girişiminin olduğu 15 Temmuz 2016.

 

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip MENDİ, darbeciler tarafından elleri kelepçelenmiş ve bir odada hapsedilmiştir. Bir astsubayın kendisini nasıl kurtardığını mahkemede verdiği ifadesinde aynen böyle aktarmıştır;

 

“Odada kimse olmayınca Kamil Başoğlu ile rahat hareket etmeye başladıklarını dile getiren Mendi, şöyle devam etti:

“Ayaklarımız bağlı olmadığı için kapının aralığından dışarıyı görmeye çalışıyorduk. Sonunda kapıda koruma astsubayı olan Halil belirdi. Halil Astsubay heyecanlı bir şekilde bana, ‘Komutanım duydum, sizi vuracaklar. Süratli bir şekilde derhal burayı terk etmemiz lazım’ dedi.

Eskişehir’den kalkan uçakların bombalaması sonucunda başımızda duran ve jandarma olduğunu iddia eden kişinin, ‘Başarısız olduk’ diye mırıldandığını duydum. Halil Astsubay bize ‘dışarı çıkalım’ diye söyleyince Kamil ve ben koşarak hızla arabanın yanına koştuk. Beni getiren arabaya bindik. Şoför mahalline Astsubay Halil geçti ve ‘Komutanım, buradan uzaklaşmamız gerekiyor’ diyerek aracı sürdü.

Halil Astsubay cep telefonu ile en baştan beri bizi arkadan takip eden ve dışarıda bırakılan koruma aracında bulunan korumalarımdan Astsubay Jandarma Başçavuş Erdem Er’e telefondan ‘Sancağı aldım, kurtardım, dışarı çıkmak için hareket ettim’ diye söyledi. Buradan süratle çıkış yolu aradık. Sonra yolu bulduk ve ana yola çıktık.”

 

***

(**) Ya da darbenin önlenmesinde en büyük paya sahip olanlardan biri olan kahraman, şehit astsubay Ömer HALİSDEMİR’i unutmak mümkün mü?

(***) Yahut “bize yeni Ömer HALİSDEMİR’ler lazım” diyen Başbakan Binali YILDIRIM’ın gördüğü gerçeği bilmemek olası mı?

 

 

Bu tip örnekler yüzlerce kez çoğaltılabilir, özellikle doğuda, OHAL Bölgesinde görev yapan, Kara Kuvvetleri ve jandarma sınıfı assubaylar bu tip olayları yüzlerce kez yaşamıştır. Diğer sınıflarda da muhakkak benzer fedakarlıklar yaşanmıştır.

İşte burada esas konu ortaya çıkıyor, canı pahasına Cumhurbaşkanının, Genelkurmay Başkanının, Jandarma Genel Komutanının siyasetçinin hayatını kurtaran, kendi hayatını hiçe sayan, sizleri koruyan assubaylar için siz ne yaptınız?

***

İşte ne yaptıkları;

Başka bir Cumhurbaşkanı olan, emekli oramiral Fahri KORUTÜRK’ün, assubayların intbaklarını önlemek için, meclisten geçen, yasallaşan kanun değişikliğini, Cumhurbaşkanı yetkisini kullanarak, Anaya Mahkemesine “EŞİTLİK İLKESİNE AYKRILIKTAN” bahisle iptali için, müracaat ettiği başvuruyu aşağıda okuyacaksınız.

Buyurun; 1977 Basımlı, Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisinin, 14’üncü Sayısının, 68’inci sayfasından, aynen aktardığım bir bölüm, beraber okuyalım;

Esas Sayısı : 1975/183
Karar Sayısı : 1976/15
Karar Günü : 16/3/1976

İptal davasını açan : Cumhurbaşkanı

İptal davasının konusu : 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 3/7/1975 günlü ve 1923 sayılı Kanunun 37. maddesiyle değişik 137. maddesinin (C) bendinin ikinci cümlesindeki;

« görevde iken yüksek öğrenimi bitiren astsubayların intibakı; aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tesbit edilen giriş derece ve kademesine bir derece ilâve edilmek suretiyle bulunacak derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilir.»

kuralının Anayasa’nın 12 inci maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı düştüğü gerekçesiyle iptali istenmiştir. ”

 

 

DAVA DİLEKÇESİ VE KARAR METNİNİN TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ…

 

Maalesef, Cumhurbaşkanının bu iptal isteği, Anayasa mahkemesince kabul edilerek gerçekleşmiş, intibaklar uzunca süre yapılmamış, binlerce assubay mağdur olmuştur. Assubayların intibak hayali Anayasa Mahkemesinin yukarıdaki kararından ancak 40 yıl sonra gerçekleşmiştir. 

Yani Oramiral iken, Cumhurbaşkanı olan Fahri KORUTÜRK, silah arkadaşı olan assubaylara, vefasını bu şekilde göstermiştir!

 

Fahri KORUTÜRK, Kış günü (Şubat 1960) kalın paltosu üzerindeyken, üzerinde sadece üniforması olan  Deniz Astsubay Hazırlama Okulu Öğrencilerini denetlerken…

 

***

Ya sizler,

1960’lı yıllardan beri, haklarını almak için çırpınan, telgraf çeken, mektup yazan, eylem yapan, twit atan, sosyal medyaya el koyan assubayları bir kez duydunuz mu?

Onlara haklarını vermek için, savaş çıkmasını mı bekliyorsunuz?

Unutmayın ki; Assubaylar, ulufe isteyen, yeniçeri veya kapıkulu askeri değildir, sadece haklarını istiyorlar.!

 

Dede Ersel AKSU

14 Mart 2014

 

KAYNAK:
1. 29 Mayıs 1960 tarihli Millyet Gazetesi- Sayfa: 8

2. 1977 Basımlı, Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi 14’üncü sayısı, Sayfa 68 ve devamı.

3. 11 Temmuz 1975 günlü ve 15292 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1923 sayılı Kanunun 37. maddesiyle değiştirilen 137. maddesinin (C) bendinin ikinci cümlesi.

4. http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/HaberDetay.aspx…

5. https://www.pes24.com/haber/jandarma-genel-komutani-astsubay-hayatimi-kurtardi/1633

(*) (**) (***) Güncellenen bölümler