Dolar 49,1985
Euro 55,4264
Altın 6.585,43
BİST 12.374,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
22°C
Parçalı Bulutlu
Çar 21°C
Per 22°C
Cum 23°C
Cts 24°C

SİYASETİN VE SERMAYENİN EMRİNDE YARGI, KAOSTUR

18 Haziran 2017 21:52
278

 

Hak, Adalet, Vicdan, Hukuk; insanlığın aradığı, istediği, uğruna büyük mücadeleler vererek bedel ödediği kavramlardır. 

Ne yazık ki; geçmişte olduğu gibi bugün de bu kavramlar, her kesimce farklı algılanmakta, farklı yorumlanmaktadır. 

 

Kişiye, kişilere, gruplara, menfaat çevrelerine göre değişkenlik gösteren kavramlar; uygulamada, insanları isyan ettiriyor. 

 

Bu haksızlık, hukuksuzluk dünyanın pek çok yerinde olmasına karşın, özellikle İslam ülkeleri bu kavramlardan uzak, kaosun vahşetin yıkımın içindedir. 

 

İslam ülke önderleri, alimleri, gazetecileri; hırslarının, servetin, şehvetin esiri olarak halk kitlelerini dini vaatlerle sözlerle uyuşturarak, rahatlıkla her kavramı tersyüz edebiliyorlar. 

 

Türkiye’de Yargı; çağdaş ülkelerde görülmeyen bir tartışmanın içinde! Öylesine ki hemen her soruşturma, her dava, her karar, lehte veya aleyhte tartışma konusu ediliyor. 

Siyasetçiler gibi sokaktaki halk da; adalet var mı, yok mu diye tartışıyor. 

Bir kesim hırsız var diyor, diğer kesim komplo, tezgah, montaj, iftira diyor.  

 

Siyasetin, sermayenin emrinde yargı, felakettir. 

Yargı mensupları; öz eleştirisini cesaretle yapma erdemini göstermelidir. 

Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı örtüsü altında yargı’nın içine düşürüldüğü durumu kimsenin savunacak mecali yoktur. 

Yargı gücünü vesayete dönüştürerek, bunu yargı bağımsızlığıyla meşrulaştırmaya çalışmanın hukuk devletinde yeri olamaz. 

Yargı’nın konjonktürel dalgalanmalara, değişen ve seçilen kişilerin kimliğine bağlı olarak sürekli revize edilmesi endişeyle izlenmektedir. 

Siyasi entrikalar, yandaşlık, karşıtlık; toplumu ayrıştırmaya bölmeye devam ediyor. 

Yargı’nın siyasetin içine çekildiği kanaati yaygınlaşmaktadır. 

Yargı kararlarının vicdanları tatmin etmemesi; Türkiye’nin hukuk devleti imajını zedelemektedir.  

 

Ülkede; siyasetçi, gazeteci, polis, savcı, hakim ikiye bölünmüş durumda. 

Yürütülmekte olan soruşturmalar ve görülmekte olan davalarla ilgili yapılan yorumlar, bağımlı bir yargı algısının oluştuğunu göstermektedir. 

 

Yargı bağımsızlığı, hukuk devleti, tarafsızlık, yansızlık, tartışılıyor. 

Demokrasi tartışılıyor. 

Hukuk devleti tartışılıyor. 

İslam dininin ilkeleri, Müslüman kimlik tartışılıyor.

Adalet, hırsızlık, dürüstlük, yalancılık, sahtekarlık, ikiyüzlülük, düzenbazlık tartışılıyor. 

 

Kavramlar anlamını yitiriyor. Her kesime göre farklı anlam kazanıyor. 

Ülke yönetimi ve toplum bu durumdadır. 

 

Bu kutuplaşma nereye kadar böyle gidecek?  

Demokrasinin, özgürlüklerin teminatı olan hukukun üstünlüğüne olan inançla, yargı’yı her türlü siyasetten, dinlerden, ideolojilerden, keyfilikten, yandaşlıktan uzak tutmaya çalışmak gerekir. 

Unutulmamalıdır ki; adalet bir gün herkese lazım olur. 

 

Günün Sözü: Ders alınmış başarısızlık en büyük başarıdır. 

 

 

Nurullah AYDIN

5 Eylül 2016-ANKARA