Dolar 49,3661
Euro 55,3040
Altın 6.615,57
BİST 12.242,73
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 21°C
Hafif Yağmurlu
Ankara
21°C
Hafif Yağmurlu
Sal 18°C
Çar 17°C
Per 15°C
Cum 16°C

GÖNÜL DOSTU KÖŞE YAZARLIĞINI BIRAKTI!

GÖNÜL DOSTU KÖŞE YAZARLIĞINI BIRAKTI!
11 Aralık 2016 15:06
89

Gazeteci Umur TALU, Habertürk’teki bu günkü köşe yazısında  “köşe yazarlığını”  bıraktığını açıkladı.

 

 

Ast kademedeki personel tarafından çok sevilen ve “GÖNÜL DOSTU, CESUR YÜREK” gibi isimlerle anılan Umur TALU’nun köşe yazarlığını bırakması büyük üzüntü ile karşılandı.

 

 

İŞTE UMUR TALU’NUN SON YAZISI!

 

 

Merhaba…

 

Kimine göre gecikmiş, kimine göre erken bir duyurum olacak:

 

Bugüne kadar yaptığım şekilde “köşe yazarlığı”nı bıraktım. (Gazetecilik elbet bırakılacak bir şey değil. İçine doğduğum için, hiç değilse kıyısında ölürüm muhtemelen!)

 

 

Sebep: Benim sağlık sorunlarım, medyanın sağlık sorunları, ülkenin sağlık sorunları. Artık hangi sıralamaya itibar ederseniz!

 

Bundan sonra “başka şeyler” yaparım. İnsanların evlatlarını yitirdiği, kadınların, işçilerin, askerlerin, sivillerin, polislerin, gençlerin, çocukların can verdiği...

 

 

Yüz binlerce insanın işsizliğe, en kötüsü umutsuzluğa mahkûm olduğu… Gazetecilerin, yazanın, çizenin hedef alındığı, mahpus edildiği… İnsanların hayatıyla, haysiyetiyle, hakikatiyle oynandığı bir dünyada, bizim sıradan dertlerin lafı bile olmaz.

 

 

 

Elbette yazmadıklarım, yapmadıklarım da olmuştur ama severek, insanları sayarak, özellikle sessizlerin sesini duyurmaya çalışarak yazı yazmayı önemsedim…

 

 

Dipsiz Kuyu’da efendilerin değil, onların sesinin, nefesinin, bazen son nefesinin yer almasını “gazeteciliğin normali ve gereği” saydım…

 

 

Buna rağmen, kendi “sıralı amirleri”ne hayatta asla iki çift laf edememiş kimi dıngıl “Şunu da yazsana bunu da yazsana” diye sallayabildi ya… Bak evladım, artık yazmıyorum! Bi huzur bul, rahat ol Kamil!

 

 

Bazı “iç” arşiv örnekleriyle hiç olmazsa kendi rahatsızlığımı biraz rahatlatayım:

 

Milliyet’te, sahibinin çok isteyip koalisyon hükümetine sipariş ettiği RTÜK ve Basın Kanunu karşısında yazdım, örgütle mücadele ettim, kovuldum…

 

 

Nice demokrat, liberal, cumhuriyetçi, felanca yazar tek kelime etmekten men edilmişken. Sabah’ta yine nice demokrat, cumhuriyetçi, liberal, cesur, büyük yazar, bir dönem sürgün muhabirleri, sonraları kapıdaki grevcileri tamamen görmezden geliyorken, onları yazdım. Habertürk’te maden işçilerinden “Alo” meselelerine, Bekir Coşkun gibi “gidenler”e, eh epeyce şey yazdım… Yazdım derken, başta Habertürk, bu gazeteler de o yazıları kullandı, yayınladı. Bugüne kadar burada yayınlanmış onca huysuz yazı gibi.

 

 

 

Şimdi, gazetecilik tarihimizin önemli isimlerinden Cevat Fehmi’nin yazdığı “oyun”un adıyla, Paydos!

 

 

Eminim böylece medya da, ülke de, sosyal âlem de daha şahane bir yer haline gelecek! Ben de daha iyi olurum, merak etmeyin.

 

 

En büyük selamım ve esasen özürlerim ise; bunca yıl içinde, ülkenin her köşesinden dost edindiğim, dost bildiğim, dost bilen, sadece sırlarını, dertlerini değil, yüreklerini de açanlara. Keşke onlar için daha fazlasını yapabilseydim, daha fazla yazabilseydim.

 

 

Dualarım, kalbim, inadına beslediğim tüm umutlarım sizinle olsun. Bir yerlerde mutlaka yine selamlaşır, bir sohbet ederiz!

 

 

Bir büyük selamım da, insanlık ve gazeteciliğin kötülük, fesat, nefret, kin çamurları ve çukurlarıyla dolu yollarında, büyük acılara, hasretlere, haksızlıklara, adaletsizliklere, baskılara maruz kalanlara…

 

 

Hakikat ve hakkaniyet peşinde büyük bedeller ödeyenlere. Kalbim onlarla, aklım onlarda!

 

Tabii, asla unutmadan: Habertürk’te ve daha önceki gazetelerde, bu yazıların her bir kelimesine özen göstermiş, klavyemden gazeteye, internet ortamına, her yere ulaşana kadar emek harcamış herkese; yazıların hukukunu ve özgürlüğünü mahkemelerde veya başka ortamlarda savunmuş olanlara da teşekkürlerimle! Görüşmek üzere.

 

 

UMUR TALU’NUN SON YAZISINA ULAŞMAK VE YORUM YAPMAK İÇİN TIKLAYINIZ…