80 YILIN SONU: ABD ALMANYA’DAN AYRILIYOR… BİNLERCE ASKER İÇİN ÇEKİLME KARARI
ABD’nin Almanya’dan 5 bin askeri çekme kararı, 1945’ten beri süren stratejik ortaklığı sarsarak Transatlantik ilişkilerde yeni bir kırılma yarattı. Hamle, Avrupa güvenliği ve NATO’nun geleceğine dair belirsizlikleri artırırken “stratejik özerklik” tartışmalarını da alevlendirdi.
İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana Avrupa güvenliğinin temel taşı olarak görülen ABD-Almanya askerî iş birliği, son yılların en büyük sarsıntısını yaşıyor. Washington yönetiminin Almanya’daki askerî birliklerini geri çekme kararı, Transatlantik ilişkilerinde “Avrupa ile kopuş” olarak nitelendirilen yeni bir dönemin kapısını araladı.
İŞGALDEN MÜTTEFİKLİĞE
ABD askerlerinin Almanya topraklarına ilk yerleşimi, 1945 yılında Nazi Almanyası’nın teslim olmasıyla başladı. Müttefik kuvvetlerin işgal planı çerçevesinde Almanya’ya giren ABD birlikleri, savaş sonrası düzenin tesisi ve ülkenin yeniden inşasında rol oynadı.
Soğuk Savaş’ın başlamasıyla birlikte bu varlık, Batı Almanya’yı Sovyet tehdidine karşı koruma görevine evrildi. 1955’te Batı Almanya’nın NATO’ya katılmasıyla kalıcı bir savunma ortaklığına dönüşen bu askerî mevcudiyet, on yıllar boyunca Avrupa’daki barışın en somut garantörü olarak kabul edildi.
ÇEKİLME KARARI
Ancak günümüzde Washington, bu stratejik ortaklıkta köklü bir değişikliğe gidiyor. ABD’nin Almanya’daki yaklaşık 36 bin askerinden 5 binini geri çekme planı, Berlin-Washington hattında derin bir çatlağa işaret ediyor.
Bu hamle sadece teknik bir yer değişikliği değil, aynı zamanda siyasi bir mesaj niteliği taşıyor. ABD yönetiminin Almanya’yı savunma harcamaları konusundaki yetersizliği ve enerji politikalarındaki tercihleri nedeniyle eleştirmesi, çekilme kararının temel motivasyonu olarak görülüyor.
Ayrıca, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in müzakere masasında İran’a karşı ABD’nin zayıf kaldığına dönük yorumları, iki ülke ilişkilerinde gerilimi arttırdı.
AVRUPA GÜVENLİĞİNDE BELİRSİZLİK
Bu stratejik geri çekilme, Avrupa Birliği içinde “stratejik özerklik” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, ABD’nin bu hamlesinin NATO’nun caydırıcılığını zayıflatabileceği ve Avrupa’nın savunma yükünü daha fazla üstlenmek zorunda kalacağı bir süreci başlattığı görüşünde. 1945’ten bu yana süregelen askerî koruma kalkanının zayıflaması, Almanya ve genel olarak Avrupa için yeni bir güvenlik mimarisinin inşasını zorunlu kılabilir.
Berlin tarafında ise şaşkınlık ve hayal kırıklığı hakim. Yıllardır süregelen ortaklığın bu denli sert bir kararla sarsılması, müttefikler arasındaki güven bunalımının ne kadar derinleştiğini gözler önüne seriyor. Gelecek dönemde bu kopuşun askerî sonuçlarının yanı sıra, ekonomik ve siyasi etkilerinin de bölge genelinde hissedilmesi bekleniyor.