DOLAR 8,8868
EURO 10,3833
ALTIN 497,10
BIST 1.380
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25°C
Az Bulutlu
Ankara
25°C
Az Bulutlu
Çar 23°C
Per 22°C
Cum 21°C
Cts 21°C

DAVUTOĞLU’NDAN 17-25 ARALIK İTİRAFI

DAVUTOĞLU’NDAN 17-25 ARALIK İTİRAFI
11.09.2021
A+
A-

Davutoğlu da 17-25 Aralık’ı anlattı: Sayın Erdoğan’a ‘yapmayın’ dedim

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 17-25 Aralık operasyonuna adı karışan 4 bakanın Yüce Divan’a neden gitmediklerini anlattı. Davutoğlu, “Bakan arkadaşlar Yüce Divan’a gitme kararını kendilerinden açıklamasını beklerken ve açıklamayınca grup başkan vekilimizi aradığımızda Cumhurbaşkanımızdan farklı bir talimat gittiğini öğrendim ve çok üzüldüm. Erdoğan’a ‘Niye değiştirdiniz, yapmayın’ dedim. Erdoğan, bunun bir hükümete karşı operasyon olduğunu söyledi” şeklinde konuştu.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bu sabah Fox TV’de yayımlanan Çalar Saat programında İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtladı.

“O GÜN BAKANLARI ARADIM GEÇMİŞ OLSUN DEDİM”

17-24 Aralık operasyonu ve eski Bakan Erdoğan Bayraktar’ın ifadelerini değerlendiren Davutoğlu, şöyle konuştu:

* O dönemde şunu söyledim ‘yolsuzluklarla ilgili bir dosya varsa sonuna kadar gidilmeli ve siyaset yolsuzluklardan arındırılmalı.

* Benim tutumum net ve bu tutumu sadece sözle değil, özle de uyguladım. 28 Şubat 2014’te bakanlarla ilgili fezleke meclise gönderildi. Bütün bu süreçte Erdoğan da yani başbakan olarak bu yolsuzluklara karşı her türlü tedbirlerin alınacağını ve gerekirse gereken işlemin yapılacağını hep vurguladı.

* 4 bakanı çağırdım ‘arkadaşlar, sizler benim bakan arkadaşımdınız o kabinede. Ben sizi suçlamam ama ben hukukçu değilim, komisyon üyesi de değilim. Komisyonumuzun oluşturduğu kanaat bu. Doğru olan komisyonun böyle bir karar almadan sizin Yüce Divan’a gitmeniz’ dedim.

* Orada da söyledim sayın Erdoğan Bayraktar’ın dosyası farklı, suçlamalar farklı. 17 Aralık günü operasyon olduğu gün bu bakanların hepsini aramıştım ve geçmiş olsun dedim.

* Orada da söyledim, sizlerin buraya bugün gitmeniz ve aklanmanız…’ ki deliller gayrı meşru yollarla toplandığı için zaten hukuken yok sayılabilecek durumdaydı. Tavrımı net olarak koydum ve bu cumhurbaşkanımızla bizim ortak kararımızdır.

* Bakanlar, ‘ben rüşvet almış olsam sizinle nasıl şu ile giderim’ dedi. Bu şekilde savunmalar yaptılar. Ben de yanlış bir şey yoksa sizi gururla yanımda ve derim ki ‘arkadaşlar bakın Yüce Divan’a kendileri gittiler, güveniyorlar kendilerine’ derim. ‘Ama eğer rüşvet aldıysanız yanıma yaklaşamazsınız’ dedim.

* Ben bu tavrı koyunca kabullenmiş olarak ayrıldılar. Yani 20 Aralık Cumartesi günü ön görüşmeyi yaptım ve cumhurbaşkanımızla görüştüm 21 Aralık Pazar günü Bolu Kongresi dönüşü 4 bakanı çağırdım orada gece 11-12’ye kadar görüştük.

* Onlara şunu söyledim’ giderseniz ve aklanırsanız bu mesele kapanır ama gitmezseniz torunlarınıza kadar bu mesele intikal eder’ dedim. Uluslararası mahkemelere sirayet edebileceği imasını da verdim.

“‘NİYE DEĞİŞTİRDİNİZ, YAPMAYIN’ DEDİM”

Bakanların Yüce Divan’a gitmesini beklerken Erdoğan’dan talimat gittiğini anlatan Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

* Arkadaşlarımız gittikten sonra cumhurbaşkanımızı tekrar aradım, böyle bir mutabakata ‘hayırlı olsun’ dedi. Ben gönül huzuru içinde partim, ülkem ve bakan arkadaşlarımız için de en doğru olan oldu şeklinde yastığa kafamı koyarak öyle düşündüm.

* Ertesi gün saat 11’de bakan arkadaşlar Yüce Divan’a gitme kararını kendilerinden açıklamasını beklerken ve açıklamayınca grup başkan vekilimizi aradığımızda cumhurbaşkanımızdan farklı bir talimat gittiğini öğrendim ve çok üzüldüm. Bu üzüntüyle cumhurbaşkanımızdan görüşme talep ettim ve baş başa görüştük.

* Kendisin de şunu söyledim, ‘Sayın cumhurbaşkanım, sizinle mutabakata varmıştık, Türkiye için de bu arkadaşlar içinde en doğru olan buydu. Niye değiştirdiniz, yapmayın’ dedim.

* Erdoğan, bunun bir hükümete karşı operasyon olduğunu söyledi. Ben de ‘aynen katılıyorum. Bu hükümete karşı operasyon ve bu konuda benim tavrım net ve her zaman net olacak. Hükümetimizi, demokratik yollarla seçilmiş cumhurbaşkanı ve başbakana karşı kim tavır sergilerse karşısında demir yumruk gibi dururum’ dedim.

“HEDİYE ALMAK SUÇ MU?”

* Ama bu noktaya gelmiş ve sizin kurmuş olduğunuz bir komisyon bu, benim kurdurduğum bir komisyon değil. Komisyon böyle bir genel temayül etmişse buna şey yapmak lazım… Ve şunu da ifade ettim, ‘lütfen bu konuda vardığımız mutabakata sadık kalalım.’ Zamanla Reza Zarrab konusunda açık tavrımı da söyledim.

* Sonra şu soruya muhatap oldum. Bir çok yerde de bu soru geldi. ‘Hediye almak suç mu?’ Hem çağdaş hukuk anlamında hediye almak devlet görevlisi için suçtur, sembolik hediyeler dışında hem de bizim değerlerimiz açısından suçtur. Bu değerleri korumamızın biz için ve bu değerler için asli olduğunu söyledim. Biraz uzun tatlı sert bir görüşme oldu.

Kaynak: SÖZCÜ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.