DOLAR 8,4705
EURO 10,2921
ALTIN 502,04
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 25°C
Gök Gürültülü
Ankara
25°C
Gök Gürültülü
Pts 24°C
Sal 29°C
Çar 28°C
Per 29°C

55 AMİRALİN 33’Ü SARIKLIYDI!

55 AMİRALİN 33’Ü SARIKLIYDI!
22.04.2021
2.096
A+
A-

Cem Gürdeniz’e kelepçe takılırken oradaydım

Cem Gürdeniz’e elektronik kelepçe takılmak istendiği anda Gürdeniz’in yanında olan Sözcü gazetesi yazarı Aytunç Erkin, o anları köşesinde anlattı…

104 Amiralin yayınladığı Montrö bildirisinde imzası olduğu için gözaltına alınan ve sekiz gün sonra serbest bırakılan Mavi Vatan’ın isim babası Cem Gürdeniz’e elektronik kelepçe takılmak istenmişti. Fakat evine gelen polis memurlarının takmak istediği kelepçenin uydu ile iletişimi sağlanamadığı için takılamadığı ortaya çıktı.

Kelepçenin takılmak istendiği anda Gürdeniz’in yanında olan Sözcü gazetesi yazarı Aytunç Erkin, o anları köşesinde anlattı.

“İnfaz memurları diğer amirallere uygu­lanan elektronik kelepçeyi Cem Gürdeniz’e de takmak için gelmiş­ti ve kelepçenin takıldığı, tutana­ğın imzalandığı ana şahit oldum” diye yazan Erkin, “Ancak… Mavi Vatan’a kelepçe tutmadı. GPS dört ayrı denemeye rağmen bir türlü uyum sağlayama­dı ve memurlar kelepçeyi söküp gitmek zorunda kaldılar” ifadelerini kullandı.

Erkin’in yazısının devamı şöyle:

Gürdeniz’e, “10 yıl sonra yine hedeftesiniz. Ne hisse­diyorsunuz?” sorusunu yönelt­tim: “Dikkatimi çeken en önemli husus şu: 10 yıl önce, ABD’de, Obama iktidarı döneminde, Ergenekon ve Balyoz süreç­lerine ismim eklenmiş ve 30 Ağustos 2012’de tümamiral rütbesinde tasfiye edilmiştim. En büyük suçum, Türkiye’nin deniz jeopolitik çıkarlarını ko­ruyan başta Mavi Vatan olmak üzere Karadeniz ve Akdeniz’de pek çok stratejik hamlenin fikir ve isim babası olmamdı. O dönemde hegemonya, FETÖ ile içerideki işbirlikçileri sayesinde beni ve pek çok kıymetli silah arkadaşımı 3.5 yıl Hasdal-Silivri’de tuttu. Ailelerimizle beraber büyük bedeller ödedik. Ama yılmadım. Bugüne kadar Mavi Vatan ve deniz jeopolitiği üzerine 7 kitap, 500 makale, 400’e yakın konfe­rans ve söyleşi yaptım. Devlete ve halka Mavi Vatan’ı öğrettiğimi inanıyorum. Artık Türkiye kaçınılmaz ve geri dönülmez bir şekilde 21’inci yüzyıl jeopolitiğinde Mavi Vatan’ı ve denizi en üste yerleştirmek mecburi­yetindedir. Bu bir seçenek değil kaderdir.”

BİDEN YÖNETİMİ BASKI YAPIYOR

10 yıl sonra yani bugün ne oldu? Cem Gürdeniz net ko­nuştu: “Bu kez Biden hükümeti devreye girdikten kısa bir süre sonra Türkiye’ye büyük baskı uygulandığını ve bu baskı alan­larının başında da başta Doğu Akdeniz, Ege olmak üzere Mavi Vatan’ın olduğunu görüyorum. Bu çerçevede, basit bir emekli amiraller açıklamasından büyük fırtınalar kopartıldı. Neredeyse 10 yıl önceki FETÖ döne­mini hatırlatacak şekilde bir linç kampanyasıyla Montrö tartışması üzerinden aslında Mavi Vatan’ın hedef alın­dığını gördüm. Geçen hafta Atalanta isimli Fransız gemisinin Doğu Akdeniz’deki yetki alanımız içine küstahça girmesi, bu süre­cin test edilmesinden başa bir şey değildir.”

YUNAN MEDYASI VE FETÖ SEVİNDİ

Mavi Vatan’ın isim babası Gürdeniz’e “Bileğinize bu­gün kelepçe takılıyor. Bugün burada, benim yerimde bir Yunan gazeteci olsaydı hangi manşeti atardı?” sorusunu yönelttim: “Gözaltına alındığım gün manşeti attılar zaten! Yu­nan medyasının manşetleri şöyleydi: Mavi Vatan battı, Amiral battı. Küçük düşürücü ifadelerle, benim amiral ünifor­malı resmimin yanına, hapiste düşünen adam grafiği koydular ve mutluluklarını dile getirdiler. Aynı mutluluğu FETÖ sitelerinde aynı heyecanla tekrarlandı­ğını gördüm. Demek ki doğru bir iş yapmışım. Bunun bedeli, 10 yıl önce Balyoz bugün de bir imza! Demek ki Mustafa Kemal’in amirali olduğumu ispat etmişim. Yunanistan benim tut­saklığımdan mutlu oluyorsa doğru taraftayım.”

55 AMİRALİN 33’Ü SARIKLIYDI

3 Nisan gecesi yayımlanan açık­lamadan darbe çıkarılması konu­sunda Cem Gürdeniz şu tespitleri yaptı: “Çok basit bir açıklamaydı. Hatta söz konusu Whatsap grubunda son dört yıldır tek bir yazışmam yoktu. Ancak… Montrö ve sarıklı amiral hassa­siyetini çok basit bir şekilde dile getiren o açıklamayı görünce mutlu oldum. Demek ki, 2020’de Trump’a mektup yazan emekli general ve amiraller gibi durum tespiti yapan, tavsiyede buluna­bilecek bir birikim söz konusu. Ömrünü denizlere, donanmanın güçlenmesine adamış meslek­lerinde zirveye erişmiş pek çok amiralin böylesine bir metne onay vermesi, durumsal farkındalığın ve denizleri düşünmenin göstergesi­dir. Kutsal üniforma üzerine sarık takarak dolaşan, makam ara­cıyla çekinmeden tekkeye giden bir amiralin varlığında rahatsız olmamak, mümkün mü? Ömrünü bahriyeye adamış, o kutsal ocak­tan mezun olmuş kişileri rahatsız etmez mi? Unutmayın ki, 15 Temmuz gecesi Türk bahri­yesinin 55 amiralinin 33’ü sarıklıydı. Ve devlete hücum et­tiler. Buradan ders çıkarmayalım mı? Basit bir basın açıklamadan, büyük bir organizasyon ve med­ya kampanyasıyla, neredeyse FETÖ dönemlerini hatırlatan dava sürecine gidilmesi vicdanları yaraladı.”

Kaynak: SÖZCÜ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.