Dolar 43,5924
Euro 51,9647
Altın 7.090,95
BİST 13.838,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 8°C
Çok Bulutlu
Ankara
8°C
Çok Bulutlu
Sal 4°C
Çar 8°C
Per 9°C
Cum 10°C

TÜRK TİPİ DOLANDIRICILIK! UZMAN ÇAVUŞ YÖNLENDİRDİ VE…

TÜRK TİPİ DOLANDIRICILIK! UZMAN ÇAVUŞ YÖNLENDİRDİ VE…
20 Ekim 2025 17:14
1.103

Türk tipi dolandırıcılık
KAYNAK : HÜRRİYET.COM.TR / MESUT HASAN BENLİ

“MİT görevlisiyiz” diyerek aradıkları kadını 6 milyon TL dolandıran kişi ile suç ortağı uzman çavuş, 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Savcılık mütalaasında telefon dolandırıcılığıyla ilgili “Türkiye’ye özgü” tanımı yapıldı.

DAVA dosyasına göre Ankara’da yaşayan Semra Üstün (53), 2024 yılının aralık ayının ortalarında telefonla arandı. Kendini MİT personeli Koray Şensoy olarak tanıtan kişi, Üstün’ün adının FETÖ’ye yönelik yapılacak bir operasyona karıştığını, bu nedenle telefonun dinlemeye alındığını ve takipte olduğunu söyledi. Kimlik bilgilerinin kopyalandığını da söyleyen sözde MİT’çi, örgüte yönelik gizli bir operasyon yapılacağını, bu nedenle kendisiyle yapılan görüşme hakkında kimseye bilgi vermemesini, telefonun sürekli açık kalmasını söyledi.

20 GÜN BOYUNCA KONUŞTULAR

Bu telefon ve SMS görüşmeleri 20 gün boyunca sürdü. Şüpheliler, Üstün’den kasada tuttuğu döviz cinsindeki paralarının önce fotoğraflarını çekerek kendilerine göndermelerini de istedi. Kadın da kendisine verilen talimatları harfiyen yerine getirdi. Şüpheliler, daha sonra paranın incelenmek için kendilerine teslim edilmesi, ancak parayı kasadan alırken mutlaka eldiven kullanması talimatını verdi.

BANKA KASASINI BOŞALTIP VERDİ

Üstün, banka kasasında bulunan parayı çekti ve 31 Aralık 2024 günü polis sandığı kişiye 6 milyon 250 bin TL değerindeki döviz ve altınlarının bulunduğu çantayı teslim etti. Üstün’e parayı teslim ettikten sonra evine gitmesini, inceleme yapıldıktan sonra paranın kendisine iade edileceği söylendi. Üstün, denildiği gibi parayı teslim ettikten sonra evine giderek beklemeye başladı. Üstün, 3 gün boyunca evinde paralarının gelmesini bekledi. Ancak üçüncü günün sonunda kendisiyle görüşen kişilerle irtibat kesildi. Üstün, dolandırıldığını anlayarak karakola başvurdu.

BİRİ UZMAN ÇAVUŞ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında parayı elden alan kişinin Mehmet Toz olduğu belirlendi. Toz’u yönlendiren kişinin ise Şanlıurfa Akçakale’de görev yapan Uzman Çavuş Yaşar Kundakcı olduğu tespit edildi. İki şüpheli hakkında Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Kimlikleri tespit edilemeyen diğer şüphelilerin dosyası ise ayrıldı. Mahkeme, 18 Temmuz tarihli karar duruşmasında iki sanığa “Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık” suçundan önce 8 yıl ceza verdi. İyi hal indirimiyle cezayı 6 yıl 8 aya düşürdü. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararı oybirliği ile onadı.

SAVCILIĞIN TESPİTİ: GÜVEN DUYMA NEDENİYLE

Mahkeme kararında son yıllarda artış gösteren telefon dolandırıcılığı konusunda dikkat çeken tespitler de yer aldı. Kararda yer alan savcılık mütalaasında, “Ülkemize özgü olarak da gelişen kendisini polis, jandarma, savcı gibi kamu görevlileri olduğunu ifade ederek daha önceden titizlikle tespit edilen korkutulabilir, faydanılabilir, yaşlı mağdur profil kitlesinin tespit edildiği, bu tür bilgilerin nasıl tespit edildiğinin soruşturma kapsamına alınmadığı/ alınamadığı” ifade edildi.

TELEFONLARI HİÇ KESMEDEN

Kararda mağdurların kamu ve kamu görevlilerine duyulan güven nedeniyle kolay aldatıldıklarına dikkat çekildi. Kararda, faillerin mağdurlar üzerinde derhal etki yaratıcı iki ana grup psikolojik yöntem uyguladıkları, görüşme halinde oldukları telefonları hiç kesmeden mağdurları denetim altına aldıkları ifade edildi. Kararda ‘mağdurların terör örgütü ile bir ilgileri olmadığını bir an önce göstererek bu kötü şüpheden kurtulma ve bu teröristlerin yakalanmalarını sağlama gururunu hissetme psikolojisi’yle hareket ettikleri vurgulandı.

Gözden Kaçmasın