Dolar 30,9298
Euro 33,4701
Altın 2.020,13
BİST 9.344,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 9°C
Açık
Ankara
9°C
Açık
Per 12°C
Cum 14°C
Cts 15°C
Paz 14°C

ŞEHİT YÜZBAŞININ YÜREK BURKAN HİKAYESİ…

ŞEHİT YÜZBAŞININ YÜREK BURKAN HİKAYESİ…
29 Mart 2016 11:32
147

Genelkurmay, şehit yüzbaşı Halil Özdemir’in yürek burkan hikayesini paylaştı

 
Genelkurmay, şehit yüzbaşı Halil Özdemir'in yürek burkan hikayesini paylaştı
 
 

Mardin’in Nusaybin ilçesinde terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonda şehit olan Jandarma Yüzbaşı Halil Özdemir’in, 24 Mart’ta teröristlerle girdiği çatışmada yaralandığı, raporlu olmasına rağmen silah arkadaşlarını yalnız bırakmayıp askerlerinin başında operasyona katıldığı öğrenildi.

 

Jandarma Yüzbaşı Özdemir, Nusaybin‘de, bölücü terör örgütünün faaliyetlerini sona erdirerek halkın güvenliği ve huzurunu sağlamak için gerçekleştirilen operasyonlarda, bölük komutanı olarak birliğinin başında kahramanca mücadele ederken dün şehadet mertebesine ulaştı.      

 

Diyarbakır‘ın Sur ilçesindeki operasyonun tamamlanmasıyla Nusaybin’e sevk edilen Yüzbaşı Özdemir, 24 Mart’ta, bölücü terör örgütü mensuplarıyla çıkan çatışmada ayağına gelen şarapnel parçasıyla yaralandı. Çatışmada Jandarma Astsubay Başçavuş Gökhan Bakır ve Jandarma Uzman Çavuş Yıldırım Oflaz şehit oldu.    

          

Tedavisinin ardından taburcu edilen Yüzbaşı Özdemir, kendisine verilen istirahat raporunu kabul etmeyerek doktora, “Ne istirahati bu? Şimdi istirahat zamanı mı? Biraz evvel kardeşlerimi şehit verdim, kollarımda şehadet mertebesine yürüdüler. İstirahat bana haramdır, lütfen raporumu iptal edin.” dedi.    

 

Doktorun “Bu halde sizi raporsuz gönderemem.” sözleri üzerine hastaneden ayrılan kahraman Yüzbaşı, durumunu soran komutanlarına “Çok iyiyim. Küçük bir demir parçasıydı, hemen çıkardılar. Pansuman yaptılar. Sapasağlamım.” karşılığını verdi ve ertesi sabah pansumanlı ayağına bir numara büyük bot giyip erkenden bölüğünün başına geçti.  

            

Yüzbaşı Halil Özdemir, komutanı olduğu bölüğünün onsuz operasyona çıkmasına razı olmadı ve bölüğünün başında operasyonlara devam etti.    

 

 

Çektiği ızdırabı sakladı   

          

Kahraman Yüzbaşı, şehit olana kadar 3 gün boyunca çektiği acıyı sakladı.       

       

Silah arkadaşları, topallamasına rağmen birliğinin başından ayrılmayan Yüzbaşı Özdemir’in yaşadıklarını “Arada bir gözlerini yaşlı görüyorduk, kendisine sorduğumuzda ‘Şehitlerimize üzülüyorum.’ diyordu. Evet çok üzülüyordu ama bu tür acıları içine gömen bir komutandı, ağlamazdı. Sur’da da çok üzüldü ama hiç ağlamadı. Gözündeki o yaşlar şimdi anlıyoruz ki ayağındaki yarasından dolayı çektiği acıdandı, yarasının acısındandı.” diye anlattı.       

       

Yüzbaşı Özdemir, 27 Mart’ta istirahatli olmasına rağmen bölüğünün başında çıktığı operasyon esnasında bölücü terör örgütü mensupları ile çıkan çatışma sonucunda şehadet mertebesine ulaştı.    

 

Silah arkadaşları, 1 yıl önce evlenen

 

Yüzbaşı Özdemir için şunları söyledi: 
 

“Evliliği, mutluluğu tadalı henüz bir yıl bile olmamıştı. Evlendiğinde sevdiği ile beraber bir ömür boyu aynı yastığa baş koymaya yemin etmişti ama daha önce başka bir yemini vardı. En kutsal olan yemin, namusu ve şerefi uğruna ettiği yemin. O da gerektiğinde vatanı ve bayrağı uğrunda can vermekti, kanını seve seve toprağa akıtmaktı, vatanına kastedenlere aman vermemekti, ne olursa olsun silah arkadaşlarının kanını yerde koymamaktı, koymadı da. 
 

O, gerektiğinde en sevdiklerini bile geride bırakarak vatanını savunmak ve görevini hakkıyla yerine getirmek gerektiği terbiyesiyle yetişmişti. İşte tam da bugün bunun hakkını vermek zamanıydı. Her asker gibi sadece ettiği yemine sadık kaldı ve en yüce rütbe olan şehitlik rütbesine yükseldi. Yüce gönüllü, mangal yürekli ama bir o kadar da güleç yüzlü kahraman… Ayağına saplanan şarapneli hiçe saydı, istirahatine aldırmadı, ayağındaki acıyı gözyaşlarıyla giderdi ve en önde şehadet mertebesine koştu.”