Dolar 32,4817
Euro 34,6961
Altın 2.475,16
BİST 9.530,47
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 24°C
Az Bulutlu
Ankara
24°C
Az Bulutlu
Per 21°C
Cum 21°C
Cts 18°C
Paz 21°C

CUMHURİYETİN VALİLERİ…

CUMHURİYETİN VALİLERİ…
4 Mayıs 2016 19:43
444

BİR VALİ HİKAYESİ

Bir zamanların Yozgat valisi Turgut Başkaya Beyefendi, tek parti döneminde mülkiye müfettişi idi.

 

Köy Enstitüleri döneminde, enstitülere öğrenci seçmede nahiye müdürleri, karakol komutanları, gezici başöğretmenler, şartları uygun ve aileleri tarafından gönderilmek istenen kız ve erkek çocukları varken onları göndermeyip rüşvet almak için, gidip nişanlı kızları seçip köy enstitülerine göndermek istediler. Bu tür şikâyetler çoğalınca soruşturmaya gelen Turgut Başkaya o zaman bir hayli idareciyi epey terletmişti. Sonra Edirne valisi daha sonra da Samsun valisi oldu.

Samsun valisi iken Başbakan Adnan Menderes bir kongre için Samsuna gelir. Turgut Bey’e seninle bir şehir içi turu yapalım teklifi yapar. Turgut Bey’in cevabı “ siz buraya, kongreye siyasi bir şahsiyet olarak, siyasi hüviyetle teşrif ettiniz, bense burada devletin temsilcisiyim, sizinle birlikte dolaşmam size eşlik etmem devleti bu işe alet etmem demektir, yakışık almaz, lütfen mazur görünüz” der. Tabi Menderes tarafından hoş karşılanmaz.

Bu olaydan sonra Yozgat’a tayin oldu. Yozgat’ta vali iken Bayındırlık Müdürü bir gün önüne bir dosya koyar.

 

“Bu ne dosyası” diye sorduğunda,

 

Bayındırlık Müdürü “Çekerek yolundaki köprülerin kati kabul dosyası efendim” der.

 

Vali Bey “birde ben göreyim ondan sonra teminatlarını iade edelim” diye cevap verir. Bir gün çıkar Çekerek’e kadar gider bakar ki yollarda köprü diye bir şey yok. Çağırır Bayındırlık müdürünü “ben Çekerek’e kadar gidip yolları dolaştım ama bir tane köprü görmedim” der.

 

Bayındırlık müdürü de “sayın valim müteahhit köprüleri yapmıştı ama sel götürmüş” diye cevap verince kızar “ bu nasıl iş, selin götürdüğü köprüleri yani olmayan köprülerimi teslim aldınız” diyerek ödeme yapılmasını reddeder.

 

Bayındırlık müdürü de bunu Demokrat partiye iletince parti Turgut Bey’i rencide etmek için merkez valiliğine bile değil müsteşar yardımcılığına tayin ettirir.

Vali Bey, Yozgat’tan ayrılırken bir veda yemeği yaptık. O yemekte biz genç öğretmenlere şu nasihatte bulunmuştu;

 “Öğretmenler sizler öğrencilerinizi vatana millete kul olarak yetiştirin, Kula kulluk etmesinler. Ben kula kulluk etmediğim için bunlar başıma geliyor ama ne gam” demişti.

 

Bu sözlerinin bizim gençlik yıllarımızda üzerimizde çok büyük etkisi olmuştu. Sonra merkez valisi iken 27 Mayıs ihtilal’ı oldu.

İhtilal Hükümeti onu Bursa valiliğine tayin etti. Duyunca çok sevindik.

 

Orada valilik yaparken de iki Milli Birlik Komitesi üyesi uçakla Bursa’ya giderler. Gitmeden önce de Valinin hava alanında kendilerini karşılamalarını isterler. Ama o karşılamaya gitmez.

 

Karşılaştıklarında neden karşılamadığını sorarlar.

 

O da onlara “ sizin Milli Birlik Komitesindeki sıfatınız nedir” diye sorar.

 

Onlarda milletvekili diye cevaplarlar.

 

Vali bey’in cevabı” milletvekillerini valiler karşılamaz, valiler bakanları, başbakanı, cumhurbaşkanını karşılar” diye cevap verir.

 

Bunun üzerine yeniden merkeze aldılar. Turgut Başkaya daha sonra Danıştay üyesi oldu ve o görevde iken vefat etti. Danıştay üyesi olup artık sabit bir görevle Ankara ya yerleşen Turgut Bey, Ankara da bir daire almak için Kırşehir de babadan kalan emlakini satmıştı.

Rahmetli Turgut Başkaya da meşhur öğretmen Fazlı Bilecen’in öğrencisi idi. Yozgat’ta valilik yaptığı dönemde bayram namazlarından çıkınca önce Fazlı Bey’in elini öpmeye giderdi. Hâlbuki Fazlı Bey’in talebesi olan başka bir Yozgat valisi bayramlaşmak için şoförünü göndermiş, Fazlı Bey de şoförü kovmuştu.

Cumhuriyetin valileri ve öğretmenleri işte böyle idi. Mevkileri ile büyüyen insanlar değildiler, güçleri ile kişilikleri ile vatan, millet ve insan sevgileri ile büyüyen dörtdörtlük insanlardı.

KAYNAK : Abdulkadir Çapanoğlu Yozgat Gazetesi 15.11.2013