Dolar 46,3101
Euro 53,9513
Altın 6.450,43
BİST 14.493,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 28°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
28°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 28°C
Cum 21°C
Cts 23°C

30 YIL DEVLETE HİZMET EDEN MEMURA BÜYÜK ŞOK!

2026 yılı itibarıyla kamu çalışanlarının aldığı emekli ikramiyeleri ile özellikle büyükşehirlerdeki yaşam ve barınma giderleri karşılaştırıldığında, ortaya çıkan tablo adeta akıllara durgunluk veriyor. Geçmiş yıllarda bir memurun emekli olduğunda …

30 YIL DEVLETE HİZMET EDEN MEMURA BÜYÜK ŞOK!
28 Mayıs 2026 21:13
1.302

2026 yılı itibarıyla kamu çalışanlarının aldığı emekli ikramiyeleri ile özellikle büyükşehirlerdeki yaşam ve barınma giderleri karşılaştırıldığında, ortaya çıkan tablo adeta akıllara durgunluk veriyor. Geçmiş yıllarda bir memurun emekli olduğunda rahatlıkla bir ev alıp, üstüne çocuklarını evlendirebildiği o günler artık geride kaldı. SGK uzmanı Özgür Erdursun, memurun emekli olunca yaşadığı şoku anlattı.

Kaynak: Dünya gazetesi

Emekli ikramiyesi ve kıdem tazminatında ‘büyükşehir’ krizi.

Türkiye’de emeklilik sistemi artık sadece her ay bankamatikten çekilen maaş tartışmalarıyla açıklanabilecek sınırları çoktan aştı. Resmi rakamlar ve piyasa gerçekleri, emeklilik hayali kuran kamu personelinin moralini bozuyor. Bugün 30 yılını doldurmuş bir teknik personelin alabileceği emekli ikramiyesi yaklaşık 1 milyon 49 bin TL seviyesinde kalıyor. SGK uzmanı Özgür Erdursun’a göre üniversite mezunu düz bir memurun ikramiyesi 1 milyon 217 bin TL’yi bulurken; öğretmen, hemşire, avukat ve şube müdürü gibi geniş bir kamu kesiminin 30 yıllık hizmet karşılığı alabildiği toplu para ise ancak 1 milyon 488 bin TL’ye ulaşıyor.

Bürokrasinin üst kademelerinde de durum çok farklı değil; başmüfettiş 1 milyon 513 bin TL, kaymakam 1 milyon 642 bin TL, genel müdür 1 milyon 827 bin TL, vali ise yaklaşık 1 milyon 940 bin TL emekli ikramiyesi alabiliyor.

İlk bakışta milyonu aşan bu tutarlar kulağa yüksek gelebilir ancak madalyonun diğer yüzü oldukça karanlık. Aynı dönemde İstanbul’da ortalama bir konutun değeri 7 milyon TL sınırına dayandı. Ankara’da ortalama ev fiyatları 4,5 milyon TL, İzmir’de 6 milyon TL, Bursa’da ise 4,4 milyon TL civarında seyrediyor.

İkramiyeler evin ancak küçük bir odasına yetiyor.

Bu çarpıcı tabloya göre, ömrünü eğitime adamış bir öğretmenin ya da sağlık dağıtan bir hemşirenin 30 yıllık emeğinin karşılığı;

  • İstanbul’da ortalama bir evin ancak yüzde 20’sine,
  • Ankara’da yaklaşık yüzde 30’una,
  • İzmir’de yaklaşık yüzde 25’ine,
  • Bursa’da ise ancak yüzde 33’üne yetiyor.

Bir devlet memuru tam 30 yıl boyunca her sabah işine gidiyor, kamu hizmeti üretiyor, vergisini kuruşu kuruşuna ödüyor; fakat emeklilik gününde devletinden aldığı toplu ödeme bir konutun peşinatına bile yetmiyor. Dahası, özel okulların yıllık ücretlerinin 1 milyon TL’yi bulduğu günümüzde, bu ikramiye bir torunun sadece tek bir eğitim dönemi masrafını anca ucu ucuna karşılıyor.

Erdursun, şu ifadeleri kullandı:

‘Bugün asgari ücretle çalışan bir işçi, aynı işyerinde 25 yıl çalışıp kıdem tazminatına hak kazanarak ayrıldığında yaklaşık 825 bin TL kı­dem tazminatı alabiliyor. Yaklaşık 297 bin TL brüt maaş alan bir ça­lışan, 25 yıl aynı işyerinde çalışsa bile kıdem tazminatı tavanına takıldığı için yaklaşık 1 milyon 623 bin TL kıdem tazminatı alabiliyor.

Yani maaşı 9 kat yüksek olan bir çalışanın aldığı kıdem tazminatı yalnızca yaklaşık iki kat artabiliyor.

Bir dönem emekli ikramiyesi ve kıdem tazminatı;

-Ev almak,

-Çocuk okutmak,

-Emeklilik dönemini güvence altına almak için önemli birikimlerdi.

Bugün ise yüksek enflasyon, konut fiyatla­rındaki sert yükseliş, eğitim giderleri ve gelir­lerin aynı hızda artmaması nedeniyle bu öde­meler reel anlamda hızla eriyor.’