Dolar 44,8573
Euro 52,8184
Altın 6.966,26
BİST 14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 12°C
Az Bulutlu
Ankara
12°C
Az Bulutlu
Pts 14°C
Sal 18°C
Çar 14°C
Per 9°C

FETÖ AKS DEĞİŞTİRDİ! 9 MİLYAR DOLARLA TÜRKİYE’YE SALDIRACAK

Örgüt içerisinde uzun yıllar kalan Ümit Akdemir, FETÖ’nün Mustafa Özcan ile ciddi anlamda aks değiştirdiğini ifade ederek, örgütün Londra’dan yönetilen 9 milyar dolarlık fonla siyaseti ve ticareti ele geçirmek istediğini iddia etti.

FETÖ AKS DEĞİŞTİRDİ! 9 MİLYAR DOLARLA TÜRKİYE’YE SALDIRACAK
30 Mayıs 2025 10:47
2.854

KAYNAK: TÜRKİYE GAZETESİ / YILMAZ BİLGEN / HABER7.COM 


Döner ve künefe zinciri deşifre olan, hapisteki mensuplarının çocuklarını yurtlara yerleştirip TSK’da tekrar güç kazanmaya çalıştığı ortaya çıkan FETÖ’nün, taktik değiştirdiği iddia edildi.

Örgüt elebaşı Fethullah Gülen’in ölüm sürecinde ortaya çıkan yapı içi tartışmalar ve sonrasında Mustafa Özcan’ın kontrolü ele geçirmesi ile Türkiye’ye dönük farklı bir stratejiye geçtiği öne sürüldü.

FETÖ’nün “yeniden ve hızla diriliş” olarak adlandırdığı süreç, tavandan ve özellikle siyasi partilere sızarak yönetim erkini önce etkileme sonrasında ele geçirme stratejisi şeklinde temellendirildi.

“9 MİLYAR DOLARLIK FON” İDDİASI

Örgüt içerisinde uzun yıllar kalan Ümit Akdemir, FETÖ’nün Mustafa Özcan ile ciddi anlamda aks değiştirdiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Başarısız olduğu her noktayla ilgili yeni bir strateji geliştirdiler. Şu an kesin bir biçimde eğitim, yargı, ordu darbesi ya da polis, istihbarat gibi kurumlara sızma ya da ele geçirme ısrarından vazgeçtiler. Plan ve projeleri iktidar, muhalefet fark etmeksizin tüm siyasi kurumlara sızmak, etkilemek ve ele geçirmek üzerine bir yol haritası belirlediler. Bu alanda renklendirme yöntemi ile kendilerinden ancak geride hiçbir iz bırakmayan kişileri kullanacaklar. Bunu da bazen para bazen şantaj bazen de farklı grup, cemaat, ideolojik kurumlar üzerinden gerçekleştiriyorlar. Partilerin yönetici belirleyen AR-GE, medya, atama merkezi gibi birimlerini ele geçirmek öncelikli hedef. Siyasi alanın yedeğinde ise ekonomi ve ticarette güçlü olmak var. Bu alanı ‘menfi hizmetler’ ismini verdikleri özel bir birim yönetiyor. Bunu bir savaş olarak nitelendiriyorlar ve tüm güçleri ile saldıracaklar. Önceliği ise, FETÖ ile güçlü bir biçimde uğraşan kişileri itibarsızlaştırmaya verdiler. Tutmazsa FETÖvari kumpaslarla itibarsızlaştırılacaklar. Suikast dahil bütün yolları deneyecekler. Siyasi nüfuz ve etkinliği para üzerinden sağlayacaklar. Türkiye içerisinde kalan ve dışarı çıkarılamayan birikimlerle birlikte 9 milyar dolarlık bir fon ayrıldı. Bütçe Londra’dan yönetiliyor. Devlet ve millet olarak uyanık olmak ve bu alçak girişimi bozmak zorundayız. Aksi halde 15 Temmuz’dan daha ağır bedeller ödemek zorunda kalabiliriz.”

“FETÖ UMUDUNU KAOSA BAĞLADI”

FETÖ’yü 1980’lerin ortalarından itibaren izlediğini vurgulayan emekli Albay Ersan Ergür de örgütün ordu-asker yapılanmasında topyekun değişikliğe gittiğini söyledi. Ergür, “Deşifre olmayan subaylar ve onlarla irtibatlı sivil ağ bir süre uyku moduna geçti. Hücre yapılanmayı terk ettiler. Çok daha karmaşık ve iz bırakmayan model üzerinden varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlar. Artık muhafazakar bir kimlik üzerinden değil doğrudan Kemalist ve ulusalcı görüntü-söylem üzerinden varlıklarını sürdürüyorlar. Askeri yapılanmada kullanılan ve deşifre olan yöntemler kesinlikle kullanmıyorlar. FETÖ, yeni dönemde sivil alanda olduğu gibi ordu içerisinde de umudunu çıkacak kaosa bağladı. Elbette o kaosun üretilmesinde de aktif rol oynuyorlar. Bunlardan en önemlisi geçtiğimiz aylarda yapılan kılıçlı yemin hadisesiydi.” diye konuştu.