Dolar 44,8573
Euro 52,8184
Altın 6.966,26
BİST 14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 12°C
Yağmurlu
Ankara
12°C
Yağmurlu
Paz 12°C
Pts 14°C
Sal 17°C
Çar 16°C

AKP 27 Nisan’ı unutmadı! E-Muhtıranın Üzerinden 18 yıl Geçti? Muhtırada ne yazıyordu?

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, “AK Parti, milletimizden aldığı güçle, milletimizin hukukunu çiğnetmeden 27 Nisan darbe teşebbüsünü geri püskürtmüş, bildiri metnini buruşturup atmıştır” ifadesini kullandı.

AKP 27 Nisan’ı unutmadı! E-Muhtıranın Üzerinden 18 yıl Geçti? Muhtırada ne yazıyordu?
27 Nisan 2025 12:30
176

Kaynak : Anadolu Ajansı / Odatv.com


E-muhtıranın 18. Yılı: Türk Demokrasisinde Kara Bir Leke

E-muhtıranın 18. yılı dolayısıyla Türk demokrasisinde yaşanan kırılma noktaları ve AK Parti’nin tepkileri üzerine bir inceleme.

Cumhurbaşkanı seçimi bahane edilerek, 27 Nisan 2007’de Genelkurmay Başkanlığının internet sitesine konulan ve Türk demokrasisinin kara lekesi olarak anılan e-muhtıranın üzerinden 18 yıl geçti. Türkiye’de ilk olma özelliğini taşıyan e-muhtıraya karşı hükümetin bir gün sonra yaptığı açıklama, Türk demokrasisi açısından bir kırılma noktası oldu.

Gül’ün Adaylığına Tepki

2007’de 11. Cumhurbaşkanı için AK Parti’nin Abdullah Gül’ü aday göstereceği bilgisinin kulislere yansıması, bazı çevrelerce tepkiyle karşılandı. Bu süreçte, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın, cumhurbaşkanı seçimi öncesi 12 Nisan’da beraberindeki kuvvet komutanlarıyla düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında sarf ettiği Cumhurbaşkanı Cumhuriyet’e sözde değil, özde bağlı olmalıdır sözleri tartışmaların odağına oturdu. Büyükşehirlerde, cumhurbaşkanı seçimi bahane edilerek düzenlenen Cumhuriyet mitinglerinde, Gül’ün cumhurbaşkanlığına karşı çıkıldı.

367 Tartışmaları

Seçimler öncesinde yaşanan bir başka polemik konusu ise 367 tartışması oldu. Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, cumhurbaşkanı seçimi için Anayasa’da belirtilen 367 oyun, sadece karar yeter sayısı için değil, aynı zamanda toplantı yeter sayısı için de gerekli olduğu tezini ortaya attı. Bu görüşe göre, oylamalara en az 367 kişinin katılması gerektiği, aksi halde sonucun geçersiz olacağı iddia edildi. Böylece Meclis’teki sandalye sayısı 354 olan iktidar partisi, tek başına kendi oylarıyla cumhurbaşkanını seçemeyecekti.

Gül, İlk Tur Oylamasında 357 Oy Aldı

Yaşanan bu tartışmalar ışığında 27 Nisan 2007’de cumhurbaşkanı seçiminin ilk turu yapıldı. Siyasi çevrelerde, AK Parti’nin farklı bir isim çıkaracağı beklentisi yükselirken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan beklenenin aksine Gül’ün adaylığından geri adım atmadı. Abdullah Gül, 361 milletvekilinin oy kullandığı ilk tur oylamasında 357 oy aldı. Oylamanın hemen sonrasında CHP, seçimi Anayasa Mahkemesine taşıdı.

Anayasa Mahkemesi Seçimi İptal Etti

Muhtıra olarak nitelendirilen bu açıklama hükümetin sert tepkisiyle karşılandı. Dönemin Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, 28 Nisan saat 15.00’te, Başbakana bağlı bir kurum olan Genelkurmay Başkanlığının herhangi bir konuda hükümete karşı bir ifade kullanması demokratik bir hukuk devletinde düşünülemez. açıklamasını yaptı. CHP’nin başvurusu üzerine toplanan Anayasa Mahkemesi, 1 Mayıs’ta verdiği kararla, 367 iddiasını kabul ederek yapılan birinci tur oylamayı iptal etti.

AK Parti, 341 Milletvekili ile Tek Başına İktidar Oldu

Meclis’in aldığı karar doğrultusunda 22 Temmuz 2007’de yapılan seçimlerde, yüzde 46,6 oy alan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti, 341 milletvekili ile yeniden tek başına iktidar oldu. Seçimlerde, CHP ikinci, MHP ise üçüncü parti olarak Meclise girdi. Cumhurbaşkanının halk tarafından, 5 artı 5 sistemiyle seçilmesini öngören düzenlemenin de aralarında yer aldığı anayasa değişiklikleri, 22 Temmuz’daki milletvekili seçiminin ardından halk oyuna sunuldu.

MHP Oylamalara Katılacağını Açıkladı

TBMM’de tekrarlanacak Cumhurbaşkanı seçimlerinde bu kez MHP’nin oylamalara katılacağını belirtmesi, yeni bir 367 krizinin önüne geçti. Yeniden AK Parti’nin adayı olan Abdullah Gül, 20 Ağustos’ta yapılan cumhurbaşkanı seçiminin birinci turunda 341 oy aldı. Gül, 24 Ağustos’taki ikinci turunda ise 337 oyda kaldı.

5 Yıl Sonra Soruşturma Açıldı

Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlanmasının ardından eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Köşk seçimi meşrudur, sonuca saygı duyacağız. açıklamasında bulundu. Tartışmaların sona ermesinin ardından muhtıra, Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinden kaldırıldı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 8 Kasım 2012’de TBMM Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonunda metni bizzat kendisinin kaleme aldığını açıkladı.

AK Parti’nin Dik Duruş Hikayesi

AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı, Türk demokrasisinin kara lekesi olarak anılan e-muhtıranın 18. yıl dönümünde 2 günlük etkinlik gerçekleştirecek. Bugün #DikDuruş etiketiyle sosyal medyada gündem çalışması yapılacak, 28 Nisan Pazartesi günü ise AK Parti Genel Merkezinde AK Parti İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın’ın moderatörlüğünde Cuntacılık ve Darbecilikle Mücadelede 27 Nisan başlığında Bir Dik Duruşun Hikayesi temalı panel düzenlenecek. Panele konuşmacı olarak eski TBMM Başkanları Cemil Çiçek ve Mehmet Ali Şahin katılacak.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, sosyal medya hesabından, 27 Nisan e-muhtırasının yıl dönümüne ilişkin açıklama yaptı.

Türkiye’nin çok partili siyasal hayatının 2000’li yıllara kadar olan kısmının darbeler, cuntalar ve vesayet lekeleriyle dolu olduğunu anımsatan Yazıcı, şunları kaydetti:

“Siyasi tarihimizde, milletin hukukunu korumak üzere milletten yetki alarak görev üstlenmiş kadroların dağınıklığı ve dirençsizliği nedeniyle maalesef millet iradesi devre dışı kalmış, koruyup kollama gerekçesiyle yapılan darbeler yüzünden millet her alanda büyük kayıplara düçar hale getirilmiştir. Demokrasiyi hazmedemeyen vesayetçi unsurları, 27 Nisan e-muhtırası ile de doğrudan millet iradesini ve gücünü milletten alan AK Parti hükümetini hedef almıştır. Bu girişim, her şeyden önce milletimizin hukukunu ve iradesini yok sayan antidemokratik bir girişim olarak tarihe geçmiştir.

Biz, milletin hukukunu korumak, insanımızın önündeki sosyoekonomik engelleri ortadan kaldırmak, ekmeğini büyütmek, hayat standardını yükseltmek için Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde bir araya gelmiş ‘erdemli kadrolar’ olarak, egemenliğin yegane sahibi millet iradesine yönelik teşebbüs karşısında tereddüt etmeden, milletten yana tavır almış, milletin hukukunu devre dışı bırakmayı hedefleyen darbe teşebbüsüne karşı dik durarak, kararlı tavrını hiçbir duraksamaya mahal vermeksizin ortaya koymuş bir kadroyuz.”

“BU DURUŞ İLKTİR”

AK Parti’nin, hukuksuzluk ve darbe heveslileri karşısında hiçbir tereddüt yaşamadığının, meydanı cunta zihniyetine ve destekçilerine bırakmadığının, milletin egemenlik hakkından yana dimdik durduğunun altını çizen Yazıcı, cunta sicili kabarık olanların hizalandığı yerin yine milletin yanı olmadığını, cuntacıların ve muhtıranın alkışlayanı olduğunu dile getirdi.

“CUNTA ZİHNİYETİNE EN GÜÇLÜ CEVABI VERMİŞTİR”

Siyasi tarihte ilk darbe önleyen partinin Cumhurbaşkanı Erdoğan öncülüğünde dik durarak darbeye geçit vermeyen AK Parti olduğunu hatırlatan Yazıcı, şunları paylaştı:

“Siyasetinin temeline millet iradesini yerleştiren AK Parti, milletimizden aldığı güçle, milletimizin hukukunu çiğnetmeden 27 Nisan darbe teşebbüsünü geri püskürtmüş, bildiri metnini buruşturup atmıştır. Bu perspektifle ele alındığında AK Parti’nin, 27 Nisan e-muhtıraya karşı duruşunun siyasal okunuşu vardır. İlkesel olarak darbelere karşı politik duruş geliştiren AK Parti, siyasi pratiğinde de bunu net ve kararlı bir şekilde göstermiştir. AK Parti, liderinin öncülüğünde hep birlikte milletin hukukuna sahip çıkarak dik durmuş, darbeyi önlemiştir. Çok partili siyasi tarihimizde bu duruş ilktir ve çok kıymetlidir. Aziz milletimiz, darbe girişiminin ardından gerçekleştirilen ilk seçimde AK Parti’ye güçlü desteğini yineleyerek, yeniden yetkilendirmiş, demokrasi düşmanlarına, vesayet odaklarına ve cunta zihniyetine en güçlü cevabı vermiştir.”

“27 NİSAN”IN ÜZERİNDEN 18 YIL GEÇTİ

Cumhurbaşkanlığı seçimi gerekçe gösterilerek, 27 Nisan 2007’de Genelkurmay Başkanlığının internet sitesine konulan “e-muhtıra” o yıla damgasını vurdu.

Türkiye’de ilk olma özelliğini taşıyan “e-muhtıra”ya AKP hükümeti bir gün sonra tepki gösterdi.

Muhtıra, 29 Ağustos 2011’de Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinden kaldırıldı

Muhtıraya ilişkin 2012’de başlatılan soruşturma, dosyanın tek şüphelisi dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın 21 Kasım 2019’da hayatını kaybetmesinin ardından kapandı.

E-MUHTIRADA NE YAZIYORDU

Genelkurmay Başkanlığı internet sitesine gece 23.30’da konulan bildiride, “Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerinin aşındırılması için bitmez tükenmez gayret gösterildiği, hatta milli bayramlara alternatif kutlamalar yapıldığı” belirtiliyordu. Siyasi tarihe “27 Nisan e-muhtırası” olarak geçen bildiri, şu uyarıyla bitiyordu:

“Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Atatürk’ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır. Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.”

ETİKETLER: 27 Nisan, ak parti, darbe, Millet, Türk