stats
Engelleyiciyi kapattım!

Türkiye'nin Askeri Haber Portalı. Tüm, subay, astsubay, uzman jandarma, uzman çavuş, sözleşmeli erbaş/er ile sivil memur haberleri...

SAVUNMANIZA İNANIYOR MUSUNUZ?

SAVUNMANIZA İNANIYOR  MUSUNUZ?
  • 06 Mayıs 2018, Pazar 14:50

Görüntülere Rağmen Generalleri Alıkoyduğunu İnkar Etti
 

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 473 kişinin yargılandığı davaya sanık savunmalarıyla devam edildi.
 

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülen duruşmada, dönemin Genelkurmay Başkanlığı Muhabere, Elektronik ve Bilgi Sistemleri (MEBS) Başkanı Korgeneral Uğur Tarçın ile Tuğgeneral Göksel Sevindik'i alıkoyan ekipte yer alan sanık eski Binbaşı Bülent Kaya savunma yaptı.

Olay tarihinde Kara Harp Okulunda bulunduğu sırada tanımadığı bir yüzbaşının, Genelkurmay Başkanlığında beklendiğini söylediğini iddia eden Kaya, rutin işlerini tamamladıktan sonra sivil kıyafetleriyle Genelkurmay Başkanlığı Karargahına gittiğini söyledi.

Neden çağrıldığına ilişkin Şube Müdür Vekili Albay Doğan Öztürk'ü aradığını ancak ulaşamadığını belirten Kaya, bu sırada diğer personelin çalışmalarına devam ettiğini bildirdi.

Hava almak için dışarı çıktığı sırada karşılaştığı Albay Öztürk'ün telaşlı bir şekilde terör saldırısı olduğunu, herkesin tedbir aldığını, sivil kıyafetlerle dolaşmaması gerektiğini söylediğini öne süren Kaya, bunun üzerine odasına geçerek üniformalarını giydiğini ifade etti.

Elektrik kesilmesi nedeniyle dışarı çıktığını, Genelkurmay Başkanlığı ana binasında bir ışık gördüğünü anlatan Kaya, bu durumu merak ettiği için koşarak buraya gittiğini kaydetti.

Elleri bağlı bir askeri yere yatırılmış vaziyette gördüğünü, neler olduğunu sorduğunda tatbikat yapıldığı bilgisini aldığını savunan Kaya, karargaha girdiğinde yüzü maskeli tam teçhizatlı askerlerin silah doğrultarak yere yatmasını istediklerini ileri sürdü.

Binbaşı olduğunu söylemesine rağmen askerlerin sorularına cevap vermediğini ve kendisini alıkoyduklarını iddia eden Kaya, "Bu askerler binaya yabancı oldukları için nereden çıkabileceklerini bana sordular. Ellerinde silahları vardı, neyin ortasında kaldığımı anlayamamıştım. Bu yaşanılanların bir tatbikat olmayacağı ortaya çıkıyordu. Kendilerine yol göstermem için ellerim ve gözümü bağlanmadılar. İradem dışında verdikleri komutlara uydum. Bu arada arkamda bir hareketlenme olduğunu hissettim, arkaya bakmamı engellediler." ifadelerini kullandı.

- "Düşmesin diye kolundan tuttum"

Silah seslerinin gelmesi üzerine bu durumu fırsat bilerek odasına kaçtığını söyleyen Kaya, silahlı askerlerin de peşinden geldiğini belirtti.

Sanık Kaya, bir süre odasında kaldığını, telefonla konuşmak için dışarı çıktığında kendisini alıkoyan askerlerle bir kez daha karşılaştığını öne sürdü.

Bu askerlerin, elleri ve gözleri bağlı bazı rütbelileri alıkoyduklarını ancak söz konusu kişileri tanıyamadığını savunan Kaya, şöyle devam etti:

"Bu askerler kendilerine eşlik etmemi istediler. Bu sırada önlerinde yürüyen şahıslardan biri yere düşmek üzereyken elinden tuttum, bundan sonra böyle yürümek durumunda kaldık. Yanımdaki kişinin bir general olduğunu düşünüyorum. Boyu benden uzun olduğu için rütbelerini göremedim. Özel donanımlı bir asker de elini tuttuğum şahsın koluna girdi. Bu şahsı helikoptere bindirdikleri anda kaçmaya çalıştım. Birkaç adım atmışken biri kolumdan tutarak, 'Bu da gidecek.' dedi. Helikopterin ön tarafından boş bir yer kalmıştı. Arkada birileri vardı ancak kimlerin olduğunu bilmiyordum."

- "Kaçmayı başardım"

Bir zaman sonra helikopterden indirilerek minibüse alındıklarını kaydeden Kaya, koğuş düzeni olan bir yere alındığını anlattı.

Alıkonulan diğer kişilerin de başka bir odaya götürüldüğünü ifade eden Kaya, elleri bağlı olmasına rağmen bir askerin, alıkonulanlara su vermesini istediğini iddia etti.

Kaya, "Askerler içerdeki şahsa su vermemi istedi. İçeri girdiğimde tutulan kişinin korgeneral olduğunu görünce heyecan yaptım, hatta üzerine biraz su döktüm. Bu sırada aralarında konuşan askerlerin sıkıyönetim ilan edildiğini söylediklerini duydum. Bir darbe yapılabileceği aklımın ucundan geçmemişti." şeklinde savunma yaptı.

Tutulduğu odadan kendi imkanlarıyla kaçmayı başardığını öne süren Kaya, dışarıda konuştuğu bir askerin, herkesin filo binasında toplandığı ve askeri savcının geldiğini söylediğini aktardı.

Bunun üzerine savcının bulunduğu yere gittiklerini ifade eden Kaya, savcıdan darbe girişimi olduğunu öğrendiğini dile getirdi.

- "Savunmanıza gerçekten inanıyor musunuz?"

Kaya'nın savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi.

Mahkeme Başkanı Selfet Giray, sanığa "Seni rehine olarak aldıklarını söylüyorsun ancak diğer rehinelerin gözleri bağlı ama senin bağlı değil. Kaldı ki rehineler arasındaki er ve astsubayın da gözleri bağlanmış olduğu görüntülerden anlaşılıyor. Senin gibi kaçmaya teşebbüs eden ve telefon açmaya çalışan, rahat durmayan bir rehinenin gözlerini bağlamıyorlar. Bu muamelenin nedeni nedir?" sorusunu yöneltti.

Derdest edilecek asıl kişinin kendisi olmadığını düşündüğünü savunan Kaya, "Odak noktasında ben olmadığım için bana o muameleyi yaptıklarını düşündüm." yanıtını verdi.

Sanık Kaya, müşteki avukatlarından Hayrettin Bıyıklıoğlu'nun "Huzurda verdiğiniz savunmaya gerçekten inanıyor musunuz?" sorusuna, yoruma dayalı olduğu gerekçesiyle itiraz etti.

Darbeciler tarafından alıkonulduğunu iddia eden Kaya'ya, karargahın güvenlik kamera görüntülerinden elde edilen olay gününe ait fotoğrafları gösterildi.

Kaya, darbeci askerler tarafından alıkonulan Korgeneral Tarçın ile Tuğgeneral Sevindik'in yanındaki kişinin kendisi olduğunu belirtti.

 

***

 

Jandarmanın İstanbul'daki Darbe Faaliyetlerine İlişkin Dava

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin eski İstanbulİl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Gürcan Sercan'ın da aralarında bulunduğu 73 jandarma personeli ile terör örgütünün jandarma yapılanmasında sözde "abilik" yaptığı belirtilen 19 sivil olmak üzere 64'ü tutuklu 92 sanığın yargılandığı davada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi.


İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinin karşısındaki binada yapılan duruşmada, olay tarihinde Kara Harp Akademisinde ikinci sınıf subay öğrencisi olan tutuklu sanık Levent Özlü savunmasında, verilen emrin sözlü ya da yazılı olması arasında bir farkın bulunmadığını, seferberlik kılıfı altında komutanları tarafından kandırıldığını, kendisine söylenen 7 öğrenci subay ile Sabiha Gökçen Havaalanındaki Jandarma Koruma Bölüğüne gittiğini, silah seslerinden dolayı silah aldığını anlattı.


Başbakanlık avukat Ali Büyüközdemir, "Birlikte gittiğiniz kişilerin amiri miydiniz?" sorusuna sanık Özlü, "Hayır, değildim." dedi.


Avukat Büyüközdemir'in "Emri teyit etmek için bir girişimde bulundunuz mu?" Sorusuna da sanık, "İl jandarmadan arandım." şeklinde cevap verdi.


Sanık Özlü daha sonrasında, kendi iradesiyle silah aldığını, bölükten çıkmak isteyen kişilerin kendileriyle çıkabileceğini söyledi.


Sanık Dursun Şimşek'in kendisinin silahı olup olmamasını sorması üzerine sanık Özlü, Şimşek'in silahı olmadığını belirtti.


Bunun üzerine mahkeme başkanı Mustafa Çakar da "'Bölük komutanı silah alma gereği duymamış, sen dışarıdan gelen biri olarak silah almak istemişsin, üstelik başkasının silahını. Nasıl şartlar vardı?" sorusuna sanık Özlü, "Ateş sesi duyuldu, silah aldım. Şartlar gerektirdi. Bir tehlikeyi değerlendirdim." cevabını verdi.

Bir diğer tutuklu sanık Yener Çakar, olay tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığında İstihbarat Şube Müdürlüğünde teğmen rütbesiyle görevli olduğunu, jandarma adına haftalık güvenlik toplantılarına katıldığını, 15 Temmuz'da toplantı hazırlığı yaptığını, mesaisi sonrasında lojmanına gittiğini, telefonundan son dakika haberlerine baktığını, köprüyle ilgili konuların geçtiğini söyledi.


Sanık Çakar, olay günü aradığı emniyet personelinin olay günü gazi olduğu için ulaşamadığını, 3 gün sonra anladığını, saat 22.00 sıralarında terör olayı olarak bildiği olayın aslında 23.00 sıralarında hain darbe girişimi olduğunu öğrendiğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Lojman nizamiyesinde araç bulmayı beklerken bir üsteğmeni gördüm, aracında boş yer olup olmadığını sordum. Olayı araştırmak için istihbarat şubeye geçmek istediğimi söyledim, o da şubeye geçeceğini söyledi, araca bindim. Yol güzergahı boyunca internet sitelerinden durumu öğrenmeye çalıştım, telefonla öğrenmeye çalıştım. 23.15 gibi jandarma komutanlığına giriş yaptık. 3. kattaki istihbarat değerlendirme merkezine çıkış yaptık. Kamuflajlı askerler gördüm o sırada. Orada bulunan herkes televizyon izliyordu. Hükümet yetkililerinin açıklamalarını gördüm, olayı hain darbe girişimi olduğunu o an öğrendim. Kamuflajlı askerleri sordum, kimse bilmiyordu. Darbe girişimini öğrendikten sonra çalışma odama geçtim, ailemle telefon görüşmesi yaptım. Tekrar televizyondaki haberlere baktım. Kışla içerisindeki ATM'den para çekmek için çıktım. Kamuflajlı kişilerin halen odada olduğunu gördüm. Binaya geri döndüğümde bu kişiler gitmişti."

TRT'de okunan korsan bildiriyi televizyonda gördüğünü, 00.45 civarında komutan yardımcısı Nurettin Çakmak'ın personelin komutanlığı terketmemesi emri verdiğini bu sebeple vaktinin çoğunu odasında tek başıma geçirdiğini aktaran sanık Çakar, eşimde anksiyete hastalığının olduğunu, bu sebeple odasında sürekli onunla konuştuğunu, daha sonrasında odasında haberlere bakmaya devam ettiğini belirtti.


Sanık Çakar, eşinin rahatsızlığının artması nedeniyle izin istediğini, nöbeti biten heyetle birlikte lojmanlarına geçtiğini dile getirerek, olay günü terör olayları nedeniyle iş yerine gitmek için hareket ettiğini, idari tahkikat heyetinin yazdığı raporun gerçekleri yansıtmadığını, bu rapor yüzünden suçlandığını ve Bylock kullandığı iddialarının doğru olmadığını savundu.

Tutuklu sanık Ömer Eren de savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini, kendisine iftira atıldığını, astsubaylarla hiçbir tanışıklığının olmadığını ifade ederek, "Bana iftira atanlar Bank Asya'da çalışmam nedeniyle olabilir. FETÖ bilgilerime ulaşabilir, ileride zor durumda kalırsak diye bana komplo kurduklarını düşünüyorum. İddianamede, 2 astsubayın bana bağlı olduğu bildirilmiş. Aynı isimlerin başka kişiyle de bağlantıları görünüyor. Kuran okuma programına katıldığım bildirilmiş, ben aynı saatlerde Sabiha Gökçen Havaalanına arkadaşımı karşılamaya gittim. Bu nasıl senaryo edilmiş, anlayamadım." diye konuştu.


Firari olan bir sanığın, Ünal kod isimli birinin Ataşehir'de oturduğunu söyleyerek fotoğrafını teşhis ettiğini kaydeden sanık Eren, bu kişinin hedef şaşırtmak için böyle bir şey söylediğini düşündüğünü, bu kişinin zaten firari olduğunu, tanık ifadesiyle 21 aydır tutuklu olduğunu söyledi.


Sanık Eren, "Hakkımda ifade veren biri şu anda ifadesini reddediyor. Düşman kabul ettikleri kişiyi FETÖ'cü olarak ilan etmişler. Örgütle bağlantılı şirketlerde sigorta kaydım görünüyor. Bu şirketler BDDK kayıtlarında olan şirketlerdi. Daha sonrasında istifa ettim. Takiyye yapıldığı yazıyor iddianamede. Hiçbir zaman bu yapı içinde yer almadım, ekmek parası için çalıştım. Bylock'u kesinlikle kullanmadım." diye savunma yaptı.

Duruşma, 7 Mayıs Pazartesi gününe ertelendi.

 

***

 

Çengelköy ve Kuleli'deki Darbe Girişimi Davası

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy, Beykoz'da yaşananlar ve Çengelköy Polis Merkezinin işgali ile burada çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edilmesine ilişkin 14'ü eski polis 117 sanığın yargılandığı davanın 11. duruşması tamamlandı.

İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmada savunma yapan tutuklu sanık eski astsubay Aşkın Türker emniyet ve savcılıkça alınan ifadelerini reddettiğini söyledi.

Tüm personelin Kuleli Askeri Lisesi'ne çağrıldığını, belirten Türker, "Bölük komutanım yüzbaşı Şafak Gündoğdu'nun(tutuklu sanık) yanına gittim, bana terör saldırısı olacağını söyledi. Beni nizamiye bölgesine yönlendirdi. Daha sonra Çengelköy bölgesine mühimmat götürmem emredildi. Polis aracına binerek mühimmatları götürüm" şeklinde savunma yaptı.

Astsubay Kemal Vurgun'un kendisini arayarak, "Bu tuzak olabilir. MİT ile görüşmeye çalışıyorum. Bize tuzak kuranları paketleyecekler. Bilgi alabilsem size dönerim komutanım" dediğini söyleyen Türker, bu konuşmayı okula terör saldırısı olabileceği yönünde algıladığını iddia etti.

Terör saldırısı düşüncesiyle okula geri döndüğünü kaydeden Türker vatandaşlardan "darbe", "kalkışma" kelimelerini duyduğunu, tansiyonunun fırladığını söyledi.

Sabaha kadar revirde kaldığını iddia eden Türker, tahliyesini talep etti.

Duruşmada savunma yapan eski teğmen İlker Volkan da iddianamede üzerine atılı suçlamaların hepsini reddettiğini söyledi.

Polislerin üst aramasında 1 ABD Doları ele geçirdiğini söyleyen Volkan, "Bana bu doları yurtdışında çalışan dayım vermiştir. Benim cebimde çıkan 'A' serisi dolardır, 'F' serisi dolar değildir. Cebimde birçok yabancı para birimi vardı, ancak bir tek dolar belirtilmiş" ifadelerini kullandı.

"Emirlere itaat etmeyen kafalarından vurulacak"

Konusu suç teşkil etmeyen emirlere uyduğunu savunan Volkan, 15 Temmuz'da okul bahçesinde nöbetçi subay olduğunu, nizamiyede 4 ünimog olduğunu, tutuklu sanık eski binbaşı Mevlüt Acar'ın kendisine "Terör tehdidi var. Silah ve kompozit başlık al" dediğini ifade etti.

Silahlığa gittiğinde olağanüstü yoğunluk ve karışıklık olduğunu belirten Volkan, "Mühimmat da almam istendi. Silahları aldıktan sonra yarbay Erdal Kılınç (tutuklu sanık) 'Terör tehdidi nedeniyle sıkıyönetim ilan edildi. Polis ve asker birlikte hareket edecek. Emirlere itaat etmeyen kafalarından vurulacak' dedi. Ben de Erdal yarbaya ailemi arayabilir miyim dedim. O da bana aramamı, onlara sıkıyönetimi söylememi ve dışarı çıkmamalarını belirtmemi istedi" şeklinde savunma yaptı.

Bahçede, tutuklu sanık eski Albay Mürsel Çıkrıkçı'nın vatandaşları darbettiğini ve kelepçelediğini söyleyen Volkan, savunmasına şöyle devam etti:

"Askerlerden bazıları araçlara sıkıyönetim ilan edildiğini evlere gitmeleri gerektiğini söylüyordu. Terör tehdidi nedeniyle köprülerin kapatıldığı haberlerini gördüm. Polis çevik kuvvet otobüsü geldi, 15-20 polis vardı. Mürsel Albay polislere 'Beraber hareket edeceğiz, emirlerimi yerine getireceksiniz' diyordu. Bir polis memurunu telefonuyla oynadığı için tutuklattı. Daha sonra yanıma Erdal Yarbay geldi. Beykoz'dan Çengelköy'e araç geçirmemi istedi. Köprü üzerindeki izli mermileri gördüm. Çok büyük terör saldırısı olduğunu düşündüm. Telefonlarıma baktığımda cumhurbaşkanı ve başbakanın açıklamalarını gördüm. Darbe girişimini öğrendikten sonra yeni bir harekat planı çizdim. Öğrencileri ve kendimi güvenli bir bölgeye almaya düşündüm. Öğrencileri ve kendimi güvenli bir bölgeye çektim."

Darbe girişimine hiçbir şekilde iştirak etmediğini savunan Volkan tahliyesini talep etti.

Sanıkların aylık tutukluluk incelemesi süresinin dolması nedeniyle görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı tüm tutuklu sanıkların bu hallerinin devamı yönünde karar verilmesini talep etti.

Tüm sanıkların savunmasını tamamlamamış olması, suçun vasıf ve mahiyetini dikkate alan mahkeme heyeti tutuklu 90 sanığın bu hallerinin devamına karar verdi.

Mahkeme heyeti sanıkların savunmalarına devam edilmek üzere duruşmayı 7 Mayıs Pazartesi gününe erteledi.

Kaynak: HABERLER.COM



HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbul Başakşehir 12 8 3 1 12 27
2 Galatasaray 12 7 2 3 8 23
3 Kasımpaşa 12 7 1 4 7 22
4 Yeni Malatyaspor 12 6 3 3 9 21
5 Antalyaspor 12 6 2 4 -2 20
6 MKE Ankaragücü 12 6 1 5 2 19
7 Beşiktaş 12 5 3 4 4 18
8 Göztepe 12 6 0 6 1 18
9 Atiker Konyaspor 12 4 5 3 3 17
10 Trabzonspor 12 4 4 4 1 16
11 Demir Grup Sivasspor 12 3 5 4 -4 14
12 Bursaspor 12 2 7 3 -1 13
13 Fenerbahçe 12 3 4 5 -4 13
14 Akhisarspor 12 3 3 6 -7 12
15 Kayserispor 12 3 3 6 -7 12
16 Aytemiz Alanyaspor 12 4 0 8 -12 12
17 Erzurum BB 12 2 5 5 -4 11
18 Çaykur Rizespor 12 1 5 6 -6 8
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17
NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık