stats
Engelleyiciyi kapattım!

Türkiye'nin Askeri Haber Portalı. Tüm, subay, astsubay, uzman jandarma, uzman çavuş, sözleşmeli erbaş/er ile sivil memur haberleri...

O KARTTAN SADECE FETÖ'CÜ ASKERLER ARANMIŞ!

O KARTTAN SADECE FETÖ'CÜ ASKERLER ARANMIŞ!
  • 30 Mart 2019, Cumartesi 8:42

Ankesörlü telefon kartıyla sadece FETÖ'cü askerleri aramışlar
 

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, FETÖ'nün mahrem imamlarının, ankesörlü telefon kartlarını yalnız kendilerine bağlı örgüt mensubu askerleri aramak için kullandığı sonucuna ulaşıldı

İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) yapılanmasına yönelik soruşturmada tespit edilen ankesör telefon kartı seri numaraları, mahrem imamların, bu kartları sadece kendilerine bağlı örgüt üyesi askerlerle iletişim için kullandıklarını ortaya koydu.

FETÖ'nün TSK içindeki "mahrem yapılanması"nda yer alan muvazzaf askerler, yürütülen soruşturmalarla tespit edilmeye devam ediyor.

Deşifre olmamak için mahrem imamlarla ankesörlü telefonlardan periyodik ve ardışık arama sistemiyle iletişime geçen FETÖ'nün kripto askerleri, güvenlik güçleri ve savcıların titiz çalışmasıyla ordudan ayıklanıyor.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra itirafçı olan eski askerler, FETÖ ve örgütün kullandığı ardışık arama sistemi hakkında bilgiler verdi.


Ankesörlü telefon kartlarının seri numaraları üzerinde yapılan incelemede ise terör örgütünün askerlerden sorumlu elemanlarının aradığı numaralar belirlendi.

Bu kartlardan aranan askerlere tek tek ulaşılırken, bu kişilerin verdiği bilgi ve belgelerle yeni soruşturmalar açıldı.

İzmir Emniyet Müdürlüğü terör ve istihbarat birimlerinin telefon kartları üzerinde yaptığı çalışmayla, mahrem imamların bu kartları sadece kendilerine bağlı örgüt üyesi askerleri aramak için kullandığı sonucuna ulaşıldı.

Güvenlik kaynakları, başta mahrem imamlarla görüşmesini inkar eden örgüt üyesi askerlerin, kartlar üzerindeki seri numalarından yola çıkarak belirlenen tarih, yer ve HTS kayıtlarını gördükten sonra aramaları kabul ettikleri bilgisini paylaştı.

FETÖ'nün mahrem imamları tarafından "ardışık" olarak arandığı tespit edilerek yakalanan eski astsubay F.D, etkin pişmanlıktan yararlanarak bildiklerini anlattı.

Öğrencilik yıllarında "ders" bahanesiyle örgütün hücre evine götürüldüğünü ve burada FETÖ'nün amaçları doğrultusunda yetiştirildiğini ifade eden F.D, şunları kaydetti:

"Mahrem imam bizi ankesörlü telefonla arardı. Buluşma noktasında göz göze geldiğimizde yanına gitmez, kendisini uzaktan takip ederdik. Sonra örgüt evine giderdik. Bizden sorumlu kişi elindeki ankesör kartıyla sadece bizi arıyordu. Burada bir sonraki hafta nerede buluşacağımızı kararlaştırırdık. İrtibat kuramazsak alternatif buluşma yeri belirleniyordu. Herhangi bir aksaklık olması durumunda mahrem imam tekrar bizi ankesörden ya da büfeden arıyordu."

Eski astsubay M.Y. ve H.B. de itiraflarında benzeri ifadelere yer vererek, mahrem imamların ankesörlü telefonla aradığı çok sayıda örgüt mensubunu deşifre etti.

İzmir'de, 5 Şubat'ta, FETÖ'nün TSK'deki kripto yapılanmasına yönelik operasyonda, aralarında muvazzafların da bulunduğu 24 şüpheli gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 8'i tutuklanmış, diğerleri ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti. Serbest bırakılan şüphelilerden itirafçı olan 5'i örgütle ilgili önemli bilgiler vermişti.

 

***

 

Darbe girişimini bilen sanıklar mahkemede çark etti

FETÖ'nün darbe girişiminden önceden haberleri olduğu yargılama aşamasında tespit edilen eski kurmay yarbay Mustafa Toklu, eski kurmay binbaşı Recep Kılıç ve eski binbaşı Durmuş Ali Vurkun, mahkemede aksi yönde ifade vererek örgütün "inkar" taktiğine sarıldı

Hain darbe girişiminin ardından bağımsız mahkemelerde hesap sorulan terör örgütü üyeleri, yargılama aşamasında örgütün yönlendirmesiyle inkar taktiğini uyguluyor.

Eski kurmay yarbay Mustafa Toklu, eski kurmay binbaşı Recep Kılıç ve eski binbaşı Durmuş Ali Vurkun da inkar politikasını uygulayan darbeciler arasında yer aldı.

Toklu, Kılıç ve Vurkun, soruşturma ve yargılama aşamasında çok sayıdaki tanık ifadeleri, Ege Ordusu Komutanlığındaki güvenlik kameraları, Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından başlatılan idari tahkikat raporuna rağmen haklarındaki suçlamaları reddetti, suçsuz olduklarını savundu.

İddianamede yer alan bilgiye göre, Bornova 57. Topçu Tugay Komutanlığındaki görevinden 6 Temmuz 2016'da Ege Ordusu Komutanlığı Harekat Başkanlığı Plan ve Harekat Şube Muduru olarak atanan, FETÖ'nün darbe kalkışmasından önce de Kara Harp Okulu öğrenci alımları mulakatı için geçici olarak Ankara'da bulunan Mustafa Toklu, 11 Temmuz 2016'da İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığına atanan Recep Kılıç'la birlikte hareket ederek 15 Temmuz 2016'da İzmir'de buluştu.

Toklu, darbe girişiminin yaşandığı gün, kapatılan Maltepe Askeri Lisesi personeli olan ve bu dosyanın sanıkları eski albay Murat Alparslan, eski yarbay İbrahim Fatih Buyukbaş ve eski yarbay İsmail Selvi'yi, Kılıç ise Vurkun, eski yüzbaşı Eser Bingül, eski üsteğmen Yücel Atılgan, eski teğmen Levent Cantekin'i cep telefonundan arayarak "derhal" ve kamuflaj uniformalı bir şekilde Ege Ordusu Komutanlığı karargahına gelmelerini istedi.

Toklu, darbe girişiminin başladığı saatlere yakın zamanda ise yine dosyanın sanıklarından eski Bornova 57. Topçu Tugayı Komutanı tuğgeneral Mehmed Nuri Başol'u aradı.

- "Santrali kapat" emri

Ege Ordusu Komutanlığı'na gelmesinin ardından sanık Atılgan'a "santrali kapat" diyerek emir veren Kılıç, karargahtaki ordu harekat merkezindeki televizyonda eski Boğaziçi Köprüsü'nde yaşananlara ilişkin haberler izlendiği sırada, eski yarbay Fatih Erkek'in "Biz duz subaylarız, bilirse sizler bilirsiniz, neler oluyor?" şeklindeki sorusunu "darbe" diye cevapladı.

Ordu harekat merkezindeki nöbetçi personele gelen telefonlara cevap vermemesi gerektiği yönünde emir veren Toklu oradakilere "Santrali kapatın", Kılıç ise baş hareketiyle ile "git" şeklinde talimat verdi.

Atılgan'ın tereddüt yaşaması üzerine bu kez de sanık eski yüzbaşı Eser Bingül'ün bu kişiye "Ne söyleniyorsa onu yap" diye söylediği, aynı anda Kılıç'ın da "Bu tur durumlarda Genelkurmay'ın emri vardır, santrali çabuk kapat" emrini tekrar ettiği şeklindeki diyalogları iddianamede yer aldı.

Bu durumu öğrenmesinin ardından Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep'in emriyle santral kısa bir süre sonra yeniden açıldı.

- Darbe girişimi başarısız olunca kaçtılar

Darbe girişiminin başarısız olacağının anlaşılmasının ardından Toklu ve Kılıç, Ege Ordusu Komutanlığı'ndan sanık Bingül'ün otomobilini alarak kaçtı. Haklarında yakalama kararı çıkartılan ikili, Tire ilçesindeki D.Ş. isimli örgüt mensubunun köy evinde 14 gün sonra yakalandı.

Yargılama aşamasında elde edilen delillere göre ise Kılıç ve Toklu'nun daha önce aradığı sanıklarla, eski Ege Ordusu Komutanlığı Harekat Başkanı albay Oksal Çelik'in odasında buluştuğu ve durum değerlendirmesi yaptığı da tespit edildi.

Toklu, mahkemedeki savunmasında, örgütle bağlantısını reddederek, darbe girişiminden önceden haberini olmadığını, Ankara'da olduğundan bitirilmesi gereken işler ve tayini İstanbul'a çıkan Kılıç'ın Narlıdere'de bulunan lojmandaki eşyalarının taşınması için 15 Temmuz 2016'da İzmir'de geldiğini, sanık Çelik'in aramasıyla da Ege Ordusu Komutanlığı'na geldiğini ifade etti.

- Firar planını "otostop"la açıkladı

Darbe girişiminin yaşandığı saatlerde cep telefonundan Turkiye'deki bazı kışlalarda terör olayları olduğunu okuması nedeniyle sanıklardan Çelik, Alparslan ve Buyukbaş'ı cep telefonu ile aradığını, arama amacının internetten görduğu gelişen olaylardan kaynaklı emniyet maksatlı olduğunu savunan Toklu, Alparslan ile göruşmesinde ona "Devletin bekası için gelin" şeklinde bir söz söylemediğini beyan etti.

O gece sanık Bingül'ün aracını alarak Ege Ordusu Komutanlığı'ndan çıktıklarını, Bingul'un Kılıç'ı arayarak adli muşavirin kendilerini çağırdığını belirtmesi ve internetten izlediği olayların gelişimine istinaden kendisinin de Kılıç gibi korkuya kapıldığını anlatan Toklu, "Daha önceden gezme amaçlı gittiğim Tire'ye Recep Kılıç'la gitmeye karar verdim. Bingul'un aracını Bornova'da stadyum civarında yol uzerinde bıraktık. Daha sonra tuttuğumuz bir taksiyle Tire'ye gittik. İlçeye girmeden önce Tire Organize Sanayi Bölgesinde taksiden indik, otostop çekerek Tire'ye gitmek istediğimiz sırada D.Ş. isimli bir kişi yolda durdu ve bizi aracına aldı. D.Ş. ile önceden irtibatımız yoktu. D.Ş. ve abisinin FETÖ ile irtibatının olup olmadığını bilmiyorduk." dedi.

Mahkemede, D.Ş. hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığı anımsatıldı.

Sanık Kılıç da Toklu'nun verdiği ifade doğrultusunda mahkemede hakkındaki suçlamaları reddetti.

Kılıç ve Toklu'nun yaptığı savunmaya itibar edilemeyeceği vurgulanan gerekçeli kararda, sanıkların her ne kadar sanık Oksal Çelik'in kendilerini çağırdığını ifade etmelerine rağmen Çelik'in bunu doğrulamamış olması, plan çalışması için geldiklerini söyleyen sanıkların gunduz karargaha gelmedikleri gibi herhangi bir plan çalışması içerisinde de bulunmadığına değinilerek kurmay subay olan iki sanığın darbe karşıtı bir eylemde bulunmadığı ve Kılıç ile Toklu'nun "darbe kalkışmasının plan ve hazırlıklarından önceden haberdar olduğu"na dikkat çekildi.

- "Huber Köşkü" beyanını mahkemede inkar etti

Mahkemede suçlamaları reddeden sanıklardan Vurkun ise emniyette verdiği ifadesinde, "Kılıç'ın kendisine ülkede darbenin gerçekleştiğine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın özel kuvvetler komutanlığı ekiplerince ele geçirildiğine ve Huber Köşkü'nde alıkonulduğuna" ilişkin beyanını inkar ederek, "Gerçekte böyle bir şey yaşanmadığını fakat kendisinin yaşanmamış bir şeyi emniyetteki ifadesinde yaşanmış gibi anlatmış olabileceğini" dile getirdi.

Gerekçeli kararda bu konuya ilişkin, Vurkun'un 18 Temmuz 2016'da emniyette verdiği ifadesini yalanlamasına karşın, ifadesinin alındığı tarih itibarıyla soruşturma makamlarının elinde darbecilerin kalkışma planları ile ilgili bu ayrıntıları içeren yeterli bilgi henuz bulunmadığı kaydedilerek, "Turkiye'nin bu bilgiyi ilk kez bu tarihten 1 ay sonra ifade veren itirafçı eski albay sanık Hakan Bıyık'ın Ankara'da darbe planlamalarının yapıldığı toplantılara ilişkin itirafları ile öğrendiği, bu durumun başta Kılıç ile o akşam birlikte hareket eden diğer askeri personelin darbe planlamaları ayrıntılarından haber olduklarını ortaya koyduğu anlaşılmıştır." ifadelerine yer verildi.

Yargılama sonucunda Toklu, Kılıç ve Vurkun, "Anayasayı İhlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılırken, Toklu ve Kılıç'ın darbe girişiminin yaşandığı gün irtibata geçtiği sanıklar da aynı suçtan aynı cezayı aldı.

ANKESÖRLÜ TELEFONDAN HANGİ GENERALLER ÇIKTI! ANKESÖRLÜ TELEFONDAN HANGİ GENERALLER ÇIKTI!

ANKESÖRE 3 GENERAL TAKILDI! İŞTE O GENERALLER... ANKESÖRE 3 GENERAL TAKILDI! İŞTE O GENERALLER...




HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık