stats
Engelleyiciyi kapattım!
Reklamı Geç
10 saniye kaldı
Site Saniyeli Reklam Maksimum 1024px Genişliğinde

Türkiye'nin Askeri Haber Portalı. Tüm, subay, astsubay, uzman jandarma, uzman çavuş, sözleşmeli erbaş/er ile sivil memur haberleri...

GENELKURMAY ÇATI DAVASINDA ŞOK İFADELER!

GENELKURMAY ÇATI DAVASINDA ŞOK İFADELER!
  • 15 Nisan 2019, Pazartesi 23:00

"Tavşanlarla uğraşmayın filler ortada"


Genelkurmay Çatı Davasında sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarının alınmasına devam edildi.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Genelkurmay Çatı Davasında sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarının alınmasına devam edildi.

Bugünkü celsede dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın Başdanışmanı eski kurmay albay Orhan Yıkılkan savunmasını yaptı. Savunmasına İddianamenin temeli olan, "14 Temmuz'da saat 10.00 sıralarında dışarıda sigara içme yerinde Levent Türkan'a darbeyi bildirip, görevlendirmeyi yaptığı"suçlamasıyla başlayan Yıkılkan, "En somut iddia bu. Yer, tarih, saat, kişiler, olay belli. Savcı, tek başına bu iddiasını ispatlasa yeter" dedi, ardından da 14 Temmuz'a ait kamera görüntülerini izletti.

Görüntülerde, Levent Türkkan'ın saat 09.55'te Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'la Karargahtan ayrıldığının, saat 12.04'te dönüp, kameriyeye geçtiklerinin, saat 13.54'te makama geldiklerinin, saat 15.35'te de Akar ve 2. Başkan Yaşar Güler'le özel kuvvetler kıyafetleriyle ÖKK'ndaki meşhur mezuniyet törenine gittiklerinin görüldüğünün anlaşıldığını belirten Yıkılkan, kendisinin ise o gün saat 14.44'te karargaha geldiğini, doğrudan odasına geçtiğini, kamera kayıtları dışında sigara içme saatleri ve baz bilgilerine göre de Levent Türkan'la kesiştikleri bir zamanın olmadığını anlattı.

“AKAR'IN TÜM PROGRAMLARINI İSTEYİN GÖRECEKSİNİZ”

Yıkılkan, şöyle devam etti:

"Bunlar savcının elinde var. İddiayı teyid edebilir isterse. Tüm bunlar, bu iddianın imkansız olduğunu kanıtlıyor. Şekil bu, bir de iddianın içeriğine bakalım. Levent Türkkan, Genelkurmay Başkanıyla Cuma öğleden sonra veya akşam İstanbul'a gidecekti. Ertesi günkü gemi indirme törenin saatini belirleyen Cumhurbaşkanlığıdır. Tören tarihi belli olduğundan beri program belli, Hulusi Akar o akşam Ankara'da değil. 6 yıldır çalıştığım için biliyorum, Akar'ın 1 saatlik programı olsa İstanbul'a Cuma'dan giderdi. Sosyal hayatı orada. Hiçbir hafta sonu bilmiyorum ki, İstanbul'a gitmesin. 16 Temmuz'da İstanbul'da olacağını bildiğim Akar'ın Ankara'daki konutundan derdest emrini vermem imkansızdır. Akar'ın tüm programlarını isteyin, göreceksiniz." 

“BUNLAR GENELKURMAY'DA SİGARA İÇME YERİNİ BİLMEZ Kİ”

Levent Türkkan'a atfedilen ifadenin doğru olmadığını kaydeden Yıkılkan, "Bu kurguyu polis, savcı kuramaz. Bunlar, Genelkurmay'da sigara içme yerini bilmez ki" dedikten sonra şunları anlattı:

"Bunun bir aslı var, evet Levent'le sigara içtik. Ne zaman, Merasim Sokak saldırısından az önce. Akar, Cumhurbaşkanlığında güvenlik toplantısına gidecekti. Çıkışı için beklerken, o patlama oldu. Bunu üzerine Levent'e, 'Korumalar sana bağlı. Bir bombalı saldırıda Genelkurmay Başkanı'nı tahliye planlarınız var mı?' diye sordum. İki tedbir aldık. Levent'e, 'Hasan (Doğan)'a söyle, bundan sonra güvenlik toplantılarının saatini duyurmasınlar. Teröristin işini kolaylaştırır. Pekala o araç tam Genelkurmay Başkanı toplantı için çıktığında da patlatılabilirdi' dedim. O zamandan beri güvenlik toplantılarının saati duyurulmuyor. Bir de Akar'ın güvenliğini ÖKK'dan takviye planı olup olmadığını sordum, Levent olduğunu söyledi. İşte sigara içme yerinde o zaman konuştuk."

“CEP TELEFONUM YOK Kİ RAPORU OLSUN”

Yıkılkan, bazı mağdur müşteki avukatlarının, cep telefonu dijital raporuna dayanarak bazı iddialarda bulunduğunu hatırlatırken de şunları söyledi:

"Cep telefonum yok ki, raporu olsun. Emniyete götürüldüğümüzde o 'linç' sırasında çalındı. Ben şanslıydım! Otobüsün en önünde oturuyorum. Beyaz saç ve kilo da var. Muhtemelen Partigöç veya Akın Öztürk olduğumu düşündüler. Diğerleri koridordan geçirilirken, beni ayırdılar. Tek tek anlatmayayım, bilincimi kaybettiğim noktayı söyleyeyim, kaldırım taşını hatırlıyorum. Uyandığımda üzerimde ne varsa alıyorlardı. Ondan beri telefonum yok."

Yıkılkan, "Peki telefonuma ne oldu?" diye sorduktan sonra ise şu diyaloglar yaşandı:

Yıkılkan: Başkanım, Tenardier'i bilir misiniz? Sefiller'in en önemli karakteridir. 2 bin 400 sayfa, Cemil Meriç'in tercümesiyle, okudunuz mu?

Başkan Dik: Ne okuyacağım 2 bin 400 sayfayı? İlk başta okudum. Yabancı ve şey, cazip gelmedi. Suç ve Ceza'yı iyi okudum.

Yıkılkan: Savaş bitmiş. Dolaşan biri var. Görevli değil, insanların üzerindekileri alıyor. Birini soyarken rütbeli olduğunu görüyor. Rütbeli, kendisini kurtarması karşılığında bazı vaatlerde bulununca, onu sırtına alıp, götürüyor ve savaş kahramanı olup, madalya alıyor. Benim telefonun bazından görüyoruz, alan bir ay kullanmış. Bizimki madalya almış mıdır bilmiyorum, ama eşim 2 gün boyunca arıyor. En sonunda 17 Temmuz'da Ankara Emniyeti'nden açıyor ve sadece öldüğümü söylüyor.

“KOMUTANI ARA BU BASINA YANSIMAYACAK”

Duruşmanın saat 14.00'te başlayan öğleden sonraki bölümünde odasında bulunduğu belirtilen ajanda konusunu anlatan Orhan Yıkılkan, öncesinde Akın Öztürk, Mehmet Dişli, Mehmet Partigöç ve İlhan Talu'nun odalarında yapılan aramaların görüntülerini izletti. Bu odaların 15 Temmuz'dan sonra günlerce kullanıldığını vurgulayan Yıkılkan'ın izlettiği kamera kayıtlarının birisinde, Partigöç'e ait olduğu bildirilen çantanın İlhan Talu'nun odasına getirildiği, aramaya refakat eden Albay O. T.'ın, "Hadi bismillah" dediği, sonra cüzdanın içindeki notlardan birisini, "Şu, şu" diye işaret ettiği, bundaki "Mecburdum. Hakkınızı helal edin" yazısını görünce de "Oooo, var ya, süper. İnanılmaz bir olay. Elhamdülillah" şeklinde tepki gösterdiği görüldü. Başka bazı arama kayıtlarında yine Albay O. T.'ın, "Komutanı ara... Bu basına yansımayacak..."ifadelerini kullandığı duyuldu.

“BU İKİNCİ KOZMİK ODASI VAKASIDIR”

Bu görüntülerden sonra Yıkılkan, Albay O. T. ve onu görevlendiren Hulusi Akar'ı hedef alarak şunları söyledi:

"Bismillah, elhamdülillah ne ya, manyak mısın? O. T.'ı tanıyan bilir. Ben o gün Dişli'nin odasında, Cumhurbaşkanı'na yapılacak arzı çalıştım. Arz orada bulunan evraklar arasında yok. Niye saklarsın? Komutanı niye ararsın, aramayla onun ne ilgisi var? Çünkü Komutan birebir takip ediyor. İdari Tahkikat Raporunu hazırlayan bu. 'Şunlar masum' diyen o. Komutana, 'Hangisi darbeci' diye soran bu. Tüm bu odalarda Hulusi Akar imzalı evrak vardı. Neden bir tane Akar imzalı evrak çıkmıyor? Niye aldın onları? Şu görüntüye bakın, çok gizli evrak polis veya savcı sivil şahsın elinde. Bu ikinci kozmik odası vakasıdır."

“TAVŞANLARLA UĞRAŞMAYIN FİLLER ORTADA”

Genelkurmay Karargahı'na "Tik" işaretinin İlker Başbuğ döneminde girdiğini, kendisinin 2010'dan beri bilinçli olarak evraklarda bu işareti değil yıldızı kullandığını anlatan Yıkılkan, önce Yaşar Güler ve Necdet Özel ile ismini belirtmeden Akar'ın imza yerine koyduğu tik işaretlerini, ardından kendi ajandasında bulunduğu belirtilen darbeye ilişkin notların yer aldığı kağıtlardaki tik işaretini gösterdi. Bu tik meselesine, "Sorumluluk üstlenmeyen komutanlık"dendiğini vurgulayıp, "Komuta katında iki kişiyi çevirip, o kağıtlardaki tiki sorsanız, kime ait olduğunu bilir" diyen Yıkılkan, şöyle devam etti: 

"Bunlar hasbelkader komuta katında bulundu ve yok edilemedi ise birine fatura etmeniz, yamamanız gerekir. Siz birilerine yamamazsanız, birileri size yamar. Ajanda benim odamda olamaz. Görüntüler ortada, o gün benimle beraber Dişli'nin odasına çıkıyor ve bir daha inmiyor. Tavşanlarla uğraşmayın, filler ortada."

MİT, TBMM'YE GÖNDERDİĞİ YAZIDA '20.30'A ÇEKİLDİ' DİYOR”

İddianame ve mütalaada 7 kez darbe girişiminin başlangıç saatinin 20.02'ye çekildiğinin vurgulandığına dikkat çeken Yıkılkan, "Bu saatte ne oldu da 20.02'ye çekildi? Kimler rol aldı? Rol alanlar, darbeyi başlatanlar mıdır?" sorularını yöneltti. Bunun cevabının Akıncı davası iddianame ve mütalaasında olduğunu, 20.02'de tutulan tutanakta, "Detayları harekat özet defterinden anlaşılacağı gibi Silahlı Kuvvetler Harekat Merkezinden Tuğgeneral İlhan Kırtıl tarafından yurt içi ve yurt dışı harekat gerekli olursa, Genelkurmay ile koordine kurularak izin alınacaktır emrinin yayınlandığı" kaydının yer aldığını anlatan Yıkılkan, şöyle konuştu:

"Peki bu nasıl oluyor. 10 kez 2. Başkan, 6 kez Genelkurmay Başkanı arıyor ve bu kayıt tutuluyor. 20.02'de Karargahta kimler var? MİT, TBMM'ye gönderdiği yazıda '20.30'a çekildi' diyor. Tabi 20.02 olursa ne olacak? MİT Müsteşarı oradayken olmaz, çıktıktan sonra olmalı. Bundan sonra iddianamelere 20.30 da girdi, ama iş iyice karıştı. Dişli, Yurtta Sulh Konseyi (YSK) üyesi, ama 20.07'de Karargahı terk ediyor. 20.02'de benim hiçbir rolüm yok. Rolü olanlar belli. 2. Başkan 10 kez, Genelkurmay Başkanı 6 kez aramış. YSK üyesi olduğu söylenen isimlerin arasında şu koordinasyonun yüzde 1'i var mı?"

Yıkılkan'ın bu detaylı anlatımı üzerine Başkan Oğuz Dik, "Biz saate bağlı değiliz"dedi.

“BEKİR KALYONCU'YA KESİN GÖZÜYLE BAKILIYORDU”

Yıkılkan, kriz dönemlerindeki çalışma usullerini anlatırken, Hulusi Akar'ın Kara Kuvvetleri Komutanı olmasından önce şöyle bir olay yaşandığını iddia etti:

"2010-2014 döneminde 2. Başkan iken Akar'ın özel kalem müdürüydüm. Akar'ın Kara Kuvvetleri Komutanı olması ihtimali yoktu. Bekir Kalyoncu'ya kesin gözüyle bakılıyordu. 2013 YAŞ öncesi MİT'ten bir duyum geldi. Dikkat edin, O. K.'nın ihbarı gibi bir ihbar değil, duyum, dedikodu.

Duyum şu; 'Yarın Şura kararları açıklandığında Bekir Kalyoncu KKK olmaz, yani Akar olursa birtakım Balyoz'cu bilinen isimler öncülüğünde Zırhlı Birliklerde isyan olacak'. Bu duyumu kim getirdi? MİT Müsteşarı. Ama Necdet Özel'e, Başbakana değil, Akar'a. Niye Akar'a geliyor. Hakan Fidan, ' TSK'da istihbarat yetkimiz yok' diyor ya, bu duyumdan sonra MİT'teki askerler sırayla Zırhlı Birliklerdeki arkadaşlarını ziyaret etti. Depoların kilitlerine kadar kontrol edildi. Bu olayda verilen tepkinin 20'de 1'i O. K.'nın ihbarında verilmedi. Bu kadar ciddiyetsizlik olmaz."

Yıkılkan, Akar'ın Akıncı'ya götürülüş görüntülerini izletip, "Şapkasını isteyince, kendisini derdest ettiğini öne sürdüğü koruma Abdullah'ın itaatine bakın" deyince Başkan Dik, "Bir asker için şapka önemlidir" karşılığını verdi. Yıkılkan da şunu söyledi:

"Basın açıklaması yapacaksanız önemlidir. Bu gidiş derdest adam gidişi değil."

Akar'ın Mahkemeye gelmemesini eleştiren Yıkılkan, "yoğun işlerim olduğundan" mazeretini gönderdiğini hatırlattı ve, "O gün yoğun işleri neydi?" diye sordu. Ardından Akar'ın Seda Sayan'la selfie görüntüsünü yansıtan Yıkılkan,"Genelkurmay tarihinin en fecaat fotoğraflarının birincisi" yorumunu yaptı ve şu diyaloglar yaşandı:

Başkan Dik: Sana mı atmış bunu?

Salondan kahkahalar ve sesler: Başkan, seni yemiş.

Başkan Dik: Bize ne?

Yıkılkan: Size yoğun iş diyor, yoğun iş bu. Akıl var, mantık var. (Erdoğan ve İbrahim Tatlıses'le Hatay sınırındaki görüntülerini izletip) Oraya Cumhurbaşkanı'nın onayı ile gitmiş olması imkansız. Sayın Cumhurbaşkanı'nı tanıyorum, mahkemeye böyle bir mazeret gönderdiğini bilmiyordur.

Yıkılkan bu diyaloglardan sonra da CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ile Hulusi Akar arasında TBMM'de yaşanan tartışmayı baştan sona izletti.

 

Kaynak: ODA TV

GENELKURMAY ÇATI DAVASINDA BİR ASTSUBAY TAHLİYE OLDU! GENELKURMAY ÇATI DAVASINDA BİR ASTSUBAY TAHLİYE OLDU!

GENELKURMAY ÇATI DAVASINDA YARBAY VE UZMAN ÇAVUŞA TAHLİYE! GENELKURMAY ÇATI DAVASINDA YARBAY VE UZMAN ÇAVUŞA TAHLİYE!

GENELKURMAY ÇATI DAVASINDA 3 TAHLİYE! GENELKURMAY ÇATI DAVASINDA 3 TAHLİYE!




HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık