stats
Engelleyiciyi kapattım!

Türkiye'nin Askeri Haber Portalı. Tüm, subay, astsubay, uzman jandarma, uzman çavuş, sözleşmeli erbaş/er ile sivil memur haberleri...

ESKİ ÖZEL KALEM MÜDÜRÜNDEN ŞOKE EDEN İFADELER!

ESKİ ÖZEL KALEM MÜDÜRÜNDEN ŞOKE EDEN İFADELER!
  • 14 Nisan 2019, Pazar 9:40

Ethem Sancak gereğini yapmadı

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Genelkurmay Çatı Davasında sözde Yurtta Sulh Konseyi üyesi olduğu belirtilen sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarının alınmasına devam edildi.

Davanın bugünkü celsesinde 15 Temmuz döneminde Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın özel kalem müdürü olan Ramazan Gözel savunma yaptı. 15 Temmuz'un aydınlatılması için son 3 yılı Hulusi Akar'la olmak üzere 2011'den itibaren yaşadığı, bildiği, o zamanlar anlamlandıramadığı gerçekleri anlatacağını belirten Gözel, "Amacım, Hulusi Akar'ın şahsını hedef almak değil, 15 Temmuz'un, Hulusi Akar'ın anlaşılmasını sağlamaktır. Devletin itibarını korumaya dikkat edeceğim. Çünkü bu şahıslar gidici, makamlar bakidir" dedi.

"TSK'NIN SİYASALLAŞMASINA ÇANAK TUTTU"

Günün 17-18 saati ailesinden daha çok Akar ve İhsan Uyar'la birlikte olduğunu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreteri'yken alay komutanlığına ataması yapıldığında bunu Akar'ın iptal ettirdiğini, keza 14 Temmuz'daki yeni görev yerine Akar tarafından gönderilmediğini, 15 Temmuz'da da onun emriyle karargahta olduğunu belirten Gözel, Akar'ın Kara Kuvvetleri Komutanlığı dönemiyle ilgili olarak şu iddialarda bulundu:

"15 Temmuz'u anlamak için Hulusi Akar'ı anlamak gerekir. 2013 yılında sıradışı, teamüllere aykırı şekilde Kara Kuvvetleri Komutanı olduğunda, Kuvvetin teamülleri de değişmeye başladı. Bakan, müsteşar, üst düzey devlet görevlileri ağırlanmaya başlandı. Kuvvet Karargahı, Genelkurmay gibi değildir, siyasilerle, basınla işi olmaz. Ancak Hulusi Akar siyasilerle içli dışlı olmaya başlamıştı. Kendisi dışında kimsenin siyasilerle muhatap olmasını istemezdi. TSK'nın siyasallaşmasına çanak tuttu. 2015'te Genelkurmay'a geçtiğimizde o zamanki özel kalem müdürünü Kuvvet'te bıraktı. Akar, hiçbir şeyi yersiz yapmaz. Sebebi şuydu: Salih Zeki Çolak’ı ona takip ettirdi. Çolak, AKP’lilerle görüşüyor, bu Hulusi Akar’a rapor ediliyordu. 17-25 Aralık’tan sonra MİT Müsteşarı ile gece gündüz görüşüyordu. Yaşar Güler de onlara dahil oluyordu. Bu üçlünün faaliyetlerine bakılmadan 15 Temmuz anlaşılamaz. Bel altı vuracak bilgilerim de var ama bana, sisteme, buraya faydası olmayacağı için anlatmayacağım.”

Akar döneminde özellikle Amerikalılarla temaslarda da önceki dönemlere göre, büyük artış olduğunu kaydeden Gözel, "Çuvalcı General" Odierno konusunda şunları söyledi:

“5 Şubat 2014’te Odierno ziyaret etmek istedi, Hulusi Akar 'evet' dedi. İlk ziyarete gelen yabancı mevkidaşı oydu. O zaman madalya konusu yoktu. Buna rağmen Odierno’ya büyük tepki vardı. Tepkileri azaltmak için Necdet Özel’i ikna edip, kandırmak demek istemiyorum, sorumluluğu paylaşmak adına onunla görüşmesini sağladı. Biz Kubbet olarak görüşmeleri basına vermeyiz, Genelkrumay paylaşır. Çuvalcı General Akar’ı ziyaret ediyor, ama haberi yapılan Necdet Özel. Bunun anlamı var mı? Hulusi Akar açısından elbette var. Hulusi Akar, doğruları söylemiyor, herkesi kandırmaya devam ediyor. Onun için çuvalcı olayını anlatıyorum. Dillere dolanan madalya olayına gelelim. Bu olayda gelen tepkileri azaltmak için yapılan çalışmalarda ben de yer aldım. Ziyaret öncesinde Kuvvet karargahı ilgilileri, 'Odierno’ya bu dönemde gitmeyin, zamana yayalım' dedi, dinlemedi, ısrarla gitti. Mesela bundan önce Işık Koşaner Kuvvet Komutanı iken Amerika’ya davet edilmişti. 6-7 ay sonra Genelkurmay Başkanı olacaktı. Karargah, ‘Gitmeyin, icazet alma anlamına gelir’ dedi, ortak aklı dinledi, gitmedi. Madalya olayına dönersek Meclis’te, ‘Herkese veriliyor, bize de paldır küldür verildi’ dedi. Böyle paldır küldür olmaz. Genelkurmay’a bildirilir. Onay verilirse alınır, bu işler de gitmeden ayarlanır.

ABD’ye gitmeden önce 2 gün İstanbul’da kaldı. ABD’liler madalya vereceklerini söyledi. Özel’e arz ettirdi. Ayak basmadan önce tören alanı vs. hepsi biliniyordu. Bize NATO’cu ABD’ci diyenler, ABD’nin madalya veriş gerekçelerine baksınlar, herkese veriyorlarsa Necdet Özel, Işık Koşaner aldı mı? Çok büyük tepki geldi, bu kadarı beklenmiyordu. Nasıl savunacağız diye düşünüyoruz. Şöyle bir şey oldu, özel kalemi, ‘Bu olay sizi mezara kadar takip edecek, eleştirilere alışmanız lazım’ dedi.”

"ETHEM SANCAK GEREĞİNİ YAPMADI"

Akar'ın Genelkurmay Başkanlığı dönemi için, "Çok yoğun yaşadık" ifadesini kullanan ve yabancılar, siviller ile siyasi makamlarla alışılmışın dışında görüşmeler olduğunu belirten Gözel, "Bire bir özel görüşmeler oluyor, bazılarında tercüman bulunuyor, bazılarında bulunmuyordu. Bunu da kendisi ayarlıyordu. Çoğu zaman, 'Önce Yaşar Güler'e gelsinler, sonra bize uğrasınlar' diyordu. Resmi açıklamalarda Güler'le görüşmüş oluyordu" dedi. 

Akar'ın daha önce hiç olmadığı kadar Hava, Deniz, Jandarma ve ÖKK birliklerini ziyaret ettiğini, Akıncı hariç bazı üslere birkaç kez gittiğini, eğitimlerin adını tatbikat olarak değiştirdiğini vurgulayan Gözel, şöyle devam etti:

"Tankları, uçaklarını inceledim, yakıt ikmali 'nasıl yapılıyor' diye sordum, MAK Timlerini ziyaret ettim. Eskişehir Harekat Merkezine iki kez gittik. Tam o günlerde, bir gazeteci pilotların yüzde 50’si FETÖ’cü diye bir yazı yazmıştı. Çok bozuldu, Adana’daydı, Merzifon’a giderim dedi. Programımızda böyle bir ziyaret yoktu, pilotları topladı, onlarla konuşurken, bana da bu 'Git bu gazetenin sahibiyle görüş' dedi. O gazetenin sahibi Ethem Sancak’tı. Daha önce iki gazeteci tören mangasının önünde fotoğraf çekip, aşağılamıştı, bu da çok tepki çekmişti. O zaman da Ethem Sancak’ı aramış, rahatsızlığımızı iletmiştim. 'Daha önceki yazarı attı, bunun da üzerine gitsin, onu da atsın, söyle' dedi. Ben de Ethem Sancak’ı aradım, şimdi anlıyorum bunu niye yaptığını, oradaki pilotlara siz işinize bakın, ben arkanızdayım mesajı verdi. Ancak Ethem Sancak gereğini yapmadı, o gazeteci görevine devam etti. Mesela Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı dört defa ziyaret ettim. Orası kendisine, ikinci başkanken bağlıyken, bir kez gitti, o da Necdet Özel’e refaketen gitti. Tüm bunların tesadüf olması mümkün değil. Alay Komutanlarının atanmasına müdahale etti. Hepsi bana arz edilecek dedi. Buna Jandarma tepki gösterdi, 'Biz İçişleri’ni arz ediyoruz, sizinle ilgimiz yok' dedi. Özellikle Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndaki dönüşüklükleri kendisi yaptı. Necdet Özel, devlet adamı olarak son Genelkurmay Başkanı’dır, alengirli işi yoktur, net açık birisidir. 2 yıl ikinci başkanlık yaptı, 2 yıl Genelkurmay başkanlığı yaptı, TSK açısından 15 Temmuz’un göbeğindedir, daha üstündekinin altındakini ise bilmiyorum."

Hulusi Akar’ın ben görev vermedim dediği, Balyoz bilirkişisi Ahmet Erdoğan’ın yargılamasının askeri mahkemede devam etmesi için çok uğraştığını, davanın sivil mahkemeye gitmesini engellemeye çalıştığını da öne süren Gözel, hatta Ahmet Erdoğan İngiltere’ye gitmeden önce onu makamında kabul ettiğini söyledi. Gözel, bu sırada, Hulusi Akar’ın Meclis’te Özgür Özel’le tartışmasını gösteren bir görüntüyü yansıtınca, salonda “ürkünç” sesleri yükseldi. Hulusi Akar’ın Atatürkçülerle Atatürkçü, Ulusalcılarla ulusalcı, milliyetçilerle milliyetçi, cemaatçilerle cemaatçi, şimdi de muhafazakarlarla muhafazakar olduğunu öne süren Gözel, mahkeme başkanı Oğuz Dik'e, “Akar, buraya geldi. Kendisinden etkilendiniz mi? Onunla görüşüp de etkilenmeyen yok" deyince, Başkan Dik, "Sen kendin çok şey yapmışsın” karşılığını verdi. Gözel, “Yarın rüzgar döner, okyanus ötesinde fotoğrafı çıkarsa şaşırmam, olduğu anlamında söylemiyorum, ama tavrı böyle” diye konuştu.

"TELEFON KAYITLARININ DOSYAYA DAHİL EDİLMESİNİ İSTİYORUM"

Duruşmanın saat 14.00'te başlayan öğleden sonraki bölümünde savunmasına devam eden Ramazan Gözel, Hulusi Akar'ın 15 Temmuz haftasındaki programı hakkında bilgi verirken dikkat çekici ayrıntılar aktardı. 12 ve 13 Temmuz'da eski Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in Akar'ı ziyaret ettiğini bildiren Gözel, "Jandarma Albay veya NATO'dan bir Yarbay gelir, 1-2 saat görüşürlerdi. Kim ayarlıyordu, bilmiyorum, ama böyle Sönmezateş gibi destursuz gelene programımızı bozduğu için bozulurdum. Ne görüştüler bilemem" dedi. Akar'ın Perşembe günü Çankaya Köşkü'nde Başbakanla haftalık olağan görüşmesinden sonra burada MİT Müsteşarıyla görüştüğünü aktaran Gözel, şöyle devam etti:

"Aynı gün Karargaha dönünce Cumhurbaşkanının Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan'la görüştü, ama onun üzerinden Cumhurbaşkanı ile görüştü, bilemem. Çünkü muhatabı değil, hatırını sormak için aramaz. Telefonları ben bağlamam, emir subayı veya yardımcısı bağlar. Bir de Hulusi Akar'ın şahsi telefonu var. Şifresi kendisine aittir. Gözü gibi bakar. Bir kere bu telefon çalmış, Levent (Türkkan) açınca, o kadar aşırı tepki gösterdi. Hasan Doğan'la görüştüğü telefonun kayıtlarının dosyaya dahil edilmesini istiyorum"

"15 TEMMUZ'DA NE OLUYORSA HEM AKAR, HEM FİDAN BİRBİRİNİ KOLLUYOR"

Gözel, Hulusi Akar-Hakan Fidan ilişkisi hakkında ise şu iddialarda bulundu:

"Kara Kuvvetleri Komutanıyken karargahın bahçesinde saatlerce kolkola yürüdüler. İlişki şu seviyede, bir Müsteşar ile bir Kuvvet Komutanının ilişkisinin ötesinde. Öyle bir boyutta ki, Hakan Fidan'ın milletvekili adaylığı sürecinde çok öfkelenen Cumhurbaşkanı ile arasını düzelten Başbakan değil, Hulusi Akar'dı. Arayı düzeltmek için Cumhurbaşkanı ve Başbakanla yemek yediler. 15 Temmuz'da dikkat edin ilk görüşmek istediği Cumhurbaşkanı, Başbakan değil, MİT Müsteşarı. 15 Temmuz'da ne oluyorsa hem Akar hem Fidan birbirini kolluyor."

Gözel, Akar'ın 15 Temmuz sonrası programıyla ilgili olarak da şunları anlattı:

"Cuma günü öğleden sonra İstanbul'a gitmek üzere program yapılmıştı, ancak o sabah Akar Cumartesi günü gidileceği talimatını verdi. Oysa o akşam Mehmet Şanver'in kızının düğününe katılacaktı. Cumartesi sabah 11'de de gemi indirme töreni olacak. Düğünü hatırlattım, 'Katılmayacağız. Siz gitmeyeceğimizi bildirmeyin. İlerleyen saatlerde söyleriz, sonra da ben arar kutlarım' dedi. Gemi törenine yetişemeyebileceğimizi söyleyip, gece de olsa gitmemizi önerdim. Onu da kabul etmedi, 'Sabah için planlama yap' dedi. Uçak, karşılama, planlama her şey tamamdı. Ümit Dündar dahi Cuma gideceğimizi biliyordu. Perşembe'den 2 öncü korumayı göndermiştik. Onlar tutuklu değil, itibar edebilirsiniz. Düğünün yapılacağı yerde, gemi tören alanında inceleme yaptılar. Ben Cuma sabahı valizimle geldim.

Ben darbe yapacağım, İstanbul'a gidelim diyorum. O derdest edilecek, hayır kalalım diyor. Ankara'da kalmak isteyen o."

Gözel, "Alışık olmadığımız bir durum" diyerek, o gün Akar ve Yaşar Güler'in birlikte dışarıda yemek yediğini de iddia etti.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Genelkurmay Çatı Davasında, 15 Temmuz döneminde Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın özel kalem müdürü olan Ramazan Gözel dün başladığı esas hakkında mütalaaya karşı savunmasına devam etti.

Davada Hulusi Akar, Yaşar Güler, MİT Müsteşarı ve AKP Milletvekili Şirin Ünal başta olmak üzere çok sayıda kritik ismin dinlenmediğini hatırlatan Gözel, "Bunların dinlenmesini istedik. Aslında bizim istememize gerek yoktu. Gerçekleri ortaya çıkarmak isteyen mahkeme zaten çağırırdı. Belki siz de uğraştınız, belki sizin de gücünüz yetmedi, bilmiyorum. Ayrıca saklayacak, gizleyecek şeyleri yoksa gelirler, bizimle yüzleşirlerdi" dedi.

Akar'ın darbecilerin odasından aldığını belirttiği MHP Lideri Bahçeli'nin hediye ettiği tabancanın 15 Temmuz'dan 6 gün sonra bulunduğunu, ancak Akar'ın bunu 3 yıl gizlediğini anlatan Gözel, MSB makam odasından bir fotoğraf gösterince, şu diyaloglar yaşandı:

Başkan Dik: Orayı ne zaman konuşacaksın, merak ediyorum.

Gözel: Ben rahatım, bıraksanız 1 hafta konuşur, her sorunuza cevap veririm.

Başkan Dik: 1 hafta çekilmezsin.

Gözel: Hulusi Akar'ı 5 dakika getirin, şu tank sorusunu soralım, yeter. Başkanım diğer fotoğrafına bakın. Bu yumruk hareketi bizim yaptığımız bir şey değil. Amerikalılar yapar.

 

“DUNFORD ABD GENELKURMAY BAŞKANI GECE 3'TE UYANDIRILIYOR, KONUŞUYOR”

Hulusi Akar, Yaşar Güler, Salih Zeki Çolak'ın ifadeleri ile MİT'in TBMM Komisyonu'na gönderdiği yazı arasındaki çelişkilere dikkat çeken Gözel, 15 Temmuz'da Akar'ın odasında MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Erdoğan'ın Koruma Müdürü Muhsin Köse arasında gerçekleştiği bildirilen telefon görüşmesiyle ilgili şunları söyledi:

"İhbar konusu MİT'e saldırıysa, Cumhurbaşkanı Koruma Müdürü niye aranıyor ve böyle bir olayın Cumhurbaşkanı'nın güvenliğiyle ne ilgisi var? Güvenlikle ilgili bir sıkıntı varsa, aranacak ilk kişi Muhsin Köse değil Güvenlik Daire Başkanı Ramazan Bal'dır. Daha önce Muhsin'in arandığını hiç görmedim, duymadım. Ayrıca Cumhurbaşkanı ile görüşme hiçbir zaman Muhsin üzerinden olmamıştır.

Bir akşam Türkiye'de saat 9, ABD'de gece 03. Makamda Adalet, İçişleri Bakanları ve MİT Müsteşarı var. Hulusi Akar,  'Beni Dunford'la görüştür' dedi. Arkadaş modunda. Dunford, ABD Genelkurmay Başkanı. Gece 3'te uyandırılıyor, konuşuyor. Bu seviyede iletişimi olan birisinin o gün için, 'Cumhurbaşkanına ulaşamadık' demesi inandırıcı değil."

Davada Hulusi Akar, Yaşar Güler, MİT Müsteşarı ve AKP Milletvekili Şirin Ünal başta olmak üzere çok sayıda kritik ismin dinlenmediğini hatırlatan Gözel, "Bunların dinlenmesini istedik. Aslında bizim istememize gerek yoktu. Gerçekleri ortaya çıkarmak isteyen mahkeme zaten çağırırdı. Belki siz de uğraştınız, belki sizin de gücünüz yetmedi, bilmiyorum. Ayrıca saklayacak, gizleyecek şeyleri yoksa gelirler, bizimle yüzleşirlerdi" dedi.

Akar'ın darbecilerin odasından aldığını belirttiği MHP Lideri Bahçeli'nin hediye ettiği tabancanın 15 Temmuz'dan 6 gün sonra bulunduğunu, ancak Akar'ın bunu 3 yıl gizlediğini anlatan Gözel, MSB makam odasından bir fotoğraf gösterince, şu diyaloglar yaşandı:

Başkan Dik: Orayı ne zaman konuşacaksın, merak ediyorum.

Gözel: Ben rahatım, bıraksanız 1 hafta konuşur, her sorunuza cevap veririm.

Başkan Dik: 1 hafta çekilmezsin.

Gözel: Hulusi Akar'ı 5 dakika getirin, şu tank sorusunu soralım, yeter. Başkanım diğer fotoğrafına bakın. Bu yumruk hareketi bizim yaptığımız bir şey değil. Amerikalılar yapar.

“DUNFORD ABD GENELKURMAY BAŞKANI GECE 3'TE UYANDIRILIYOR, KONUŞUYOR”

Hulusi Akar, Yaşar Güler, Salih Zeki Çolak'ın ifadeleri ile MİT'in TBMM Komisyonu'na gönderdiği yazı arasındaki çelişkilere dikkat çeken Gözel, 15 Temmuz'da Akar'ın odasında MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Erdoğan'ın Koruma Müdürü Muhsin Köse arasında gerçekleştiği bildirilen telefon görüşmesiyle ilgili şunları söyledi:

"İhbar konusu MİT'e saldırıysa, Cumhurbaşkanı Koruma Müdürü niye aranıyor ve böyle bir olayın Cumhurbaşkanı'nın güvenliğiyle ne ilgisi var? Güvenlikle ilgili bir sıkıntı varsa, aranacak ilk kişi Muhsin Köse değil Güvenlik Daire Başkanı Ramazan Bal'dır. Daha önce Muhsin'in arandığını hiç görmedim, duymadım. Ayrıca Cumhurbaşkanı ile görüşme hiçbir zaman Muhsin üzerinden olmamıştır.

Bir akşam Türkiye'de saat 9, ABD'de gece 03. Makamda Adalet, İçişleri Bakanları ve MİT Müsteşarı var. Hulusi Akar,  'Beni Dunford'la görüştür' dedi. Arkadaş modunda. Dunford, ABD Genelkurmay Başkanı. Gece 3'te uyandırılıyor, konuşuyor. Bu seviyede iletişimi olan birisinin o gün için, 'Cumhurbaşkanına ulaşamadık' demesi inandırıcı değil."

“BUNLARIN HEPSİNDEN ÇEKİNEN AKAR…”

5-6 ay öncesinden 15 Temmuz ortamının nasıl hazırlandığını anlatırken, bu dönemde Hulusi Akar'a arz edilen ulusal ve yabancı medyadaki yazılar ile bilgi notlarını aktaran Gözel, şöyle konuştu:   

"Hulusi Akar'ın bilgi düzeyi çok yüksektir. Sadece askeri kaynaklar değil İstanbul'da görüştüğü, otelde bir araya geldiği kişilerden, farklı kaynaklardan sıra dışı yollardan bilgi alan biridir. Cumhurbaşkanından daha fazla bilgiye sahiptir. 15 Temmuz'dan önce darbe iddialarıyla ilgili her bilgi sunuldu. Bunları arz edenlerin tamamı burada."

Gözel, 30 Mart 2016'da Akar'la arasında geçtiğini iddia ettiği bir konuşmayı da şu sözlerle açıkladı:

"Pakistan'dayız. Arabistan'a geçeceğiz. Arabistan devlet yetkililerinin Kabe'ye götürme teklifinde bulunduğunu belirtip, 'Gidelim mi?' diye fikrimizi sordu. Artısını, eksisini konuştuk, 'Giderseniz çok eleştirilirsiniz,  ulusalcılar veya sizi bu noktada eleştirenler tarafından. Öte yandan o zaman Suudi Arabistan'la aramız çok iyi. Devlet erkanının daveti olabilir' dedim. Düşündü, 'Biz Temmuz'dan sonra gidelim' dedi. 15 Temmuz'dan sonra Erdoğan ve Fidan'la umreye gidince bende jeton düştü. Şimdi yorumluyorum, Temmuz ayının bizim için bir önemi yoktu, ama Mart'ta bunu söyledi."

Gözel, şunları da söyledi:

"15 Temmuz'dan önce çay toplamaya davet edildi, gitmedi. Nasıl gitmedi, söylemeyeyim, ama bir yolunu buldu, gitmedi. İstanbul'un fethinin yıldönümü törenlerine davet edildi, gitmedi. Suriye sınırında denetlemeye gitti. Bir başka toplantıda konuşma yapması istendi, allem etti, kallem etti, tarihçi bir albayı gönderdi. Bunların hepsinden çekinen Akar, Yenikapı mitingine katılıp, konuştu ve Türk Milleti'ne 50 kez teşekkür etti."

"AKAR, AŞAĞIYA DOĞRU BUNLARI ÖRGÜLÜYOR..."

Duruşmanın saat 14.00'te başlayan öğleden sonraki bölümünde hakkındaki suçlamalara cevap veren Gözel, Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak'ı Akar'ın, "Salih'i karşıla" emri üzerine karşıladığını, derdest etme amacının olmadığını belirterek, "Eğer darbeci olsam, derdest edeceğim Kuvvet Komutanı'nı protokole uygun olarak karşılamam, aşağı inmem bile" dedi.

Çolak ve İhsan Uyar'ın ifadelerindeki değişiklikler için, "Tepede Hulusi Akar, aşağıya doğru bunları örgülüyor, ifadeler 15 Temmuz'un ruhuna uygun olacak şekilde değiştiriliyor" iddiasında bulunan Gözel, bu iki ismin ifadelerini detaylı şekilde irdeleyince Başkan Oğuz Dik, "Onların beyanlarına itibar edeceğimizi nereden şey ediyorsun? Sen kendi açından değerlendir" diye konuştu. Devamında şu diyaloglar yaşandı:

Gözel: Yaşayacaklarını ve olacakları biliyorlardı.

Başkan: Türkiye Cumhuriyeti'nde ne zaman bir orgeneral yere atılmıştır?

Gözel: Şu dönemde yaşanan olaylar hangi Genelkurmay Başkanı döneminde yaşandı? Bunlar yaşayacaklarını normal gördü, "Kimsiniz, ne yapıyorsunuz?"diye bile sormadılar ve şaşırmadılar. Ben onlardan daha çok şaşırdım. İfadesindeki farklılıklara rağmen Çolak burada dinlenirken siz, 'İfadelerinin aynı olduğu görülmüştür' dediniz.

Başkan: Ben senin gibi ayrıntılara bakmıyorum. Hulusi'yi bitirdik, Salih Zeki'ye geçtik. Bi de Ramazan'ı anlatsan.

Gözel: Anlatacağım.

Başkan: Önce kendini anlat, vaktin kalırsa onları da anlatırsın.

“FLYNN O GECE BİR GENERAL DOSTUYLA GÖRÜŞTÜĞÜNÜ SÖYLEDİ O GENERALİN KİM OLDUĞUNU SORDUNUZ MU”

15 Temmuz'daki telefon görüşmeleri konusunda AA'nın, "Defalarca ABD'yle görüştüğünü hatırlamadı, NATO görüşmelerini inkar etti" şeklinde haber geçtiğini hatırlatan Gözel, şunları söyledi:

"Ben de soruyorum, HTS kayıtlarında 1 ABD görüşmesi gözüküyor, 40 saniye. Hangi ifademde, defalarca görüşmeyi 'Hatırlamadım' dedim. Cevap beklemiyorum, onlar insanları kandırmaya, yalan haberlerle kamuoyunu yanıltmaya devam etsinler. Bu darbede ABD desteğinin olup olmadığını bilmiyorum, ama yoldan geçen yabancılarla görüşen ve ABD'nin, 'O bizim adamımız' dediği Hulusi Akar'a sorsunlar.

Ben Hulusi Akar'ı anlatıyorum diye kızıyorsunuz, ama onu anlatmayıp da neyi anlatacağım? Buraya geldiğinde panik butondan önce bu sorular sorulsa, o zaman görülürdü nasıl paniklediği. ABD'nin eski ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn o gece bir general dostuyla görüştüğünü söyledi. O generalin kim olduğunu sordunuz mu?

Nato'da görev yaptığım için Nato'cu olmakla suçlanıyorum. Nato'da görev yapmak suçsa, Hulusi Akar'a sorun, kaç kere Nato'da görev yaptı, ABD, İngiltere'ye gitti. Nato Komutanı Scaporotti'yi niye Haziran'da ısrarla davet edip, sadece Ankara'da değil İstanbul'da da refakat etti. Nato'da benim görev yaptığım yerde astsubayken Hakan Fidan da görev yaptı. O neci oluyor?"

"UTANÇ VERİCİ BİR ÖRNEK"

Kayıtlara göre, 15 Temmuz'da toplam 23 görüşmesi yaptığını, diğer günlerdeki görüşmelerinin bunun kat kat üzerinde olduğunu kaydedip, son 2 aydaki görüşmelerinden örnekler veren Gözel, "Mesela Kenan Kenan'ı aramışım. Tanımıyorum. Hulusi Akar istediği için aradım. Şimdi anlıyorum, paralel YAŞ çalışması yaptıkları için görüşmek istemiş. Adam o sırada Karadeniz'de tatilde. Hulusi Akar'ın bir albayla görüşmek için ne kadar efor sarfettiğine, onun da bir Genelkurmay Başkanı'nı ne kadar kaale aldığına dair utanç verici bir örnek" dedi.

HİÇ Mİ BİR ŞEY GÖRMEDİ DUYMADI YAZMADI”

Gözel, 28 Şubat davasında dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'nın yargılanıp, cezaya çarptırıldığını hatırlattıktan sonra şöyle konuştu:

"Özel kalem müdürü Hulusi Akar'dı. Hiç mi bir şey görmedi, duymadı, yazmadı? Ben de özel kalem müdürüydüm. 15 Temmuz'da benim durumum, Hulusi Akar'ın durumundan daha temizdir. 28 Şubat davasıyla ilgili tahminimi söyleyeyim. Komutanlar hayattayken, Yargıtay bir karar vermez. Verse de mutlaka bir yol bulunur. Aksi halde Hulusi Akar, İsmail Hakkı Karadayı'nın kapısını çalıp, 'Sizi er yaptım' diyemez. Balyoz, Ergenekon'da suçu bakanlığa atıyordu, burada yok, yapamaz. Maalesef şahsa göre yargılama, infaz yapılıyor."

Gözel, dönemin Genelkurmay İletişim Başkanı Ertuğrulgazi Özkürkçü'yü derdest ettirdiği suçlamasını cevaplandırırken, Özkürkçü'nün bu iddiasının asılsız, temelsiz, iftira olduğunu, onun beyanı dışında kayıt, tanık, sanık ifadesi ve herhangi bir belge bulunmadığını söyledikten sonra şunları anlattı:

"Özkürkçü'nün mesleki safahatına bakıldığında, tam bir Fetö'cü profili. 28 Şubat'ta takdirname verilmiş, ama tutuksuz yargılandı. Savcı Mustafa Bilgili'yi yüzbaşılığından beri tanır. Aramızda husumet var. Bir örnek vereyim, Akit Yazarı Hasan Karakaya vefat edince Hulusi Akar taziyede bulunup bulunmamayı sordu. Akar'dan önce taziye şartları belliydi, ama Akar'la birlikte bu teamül de değisti. Bu kişi kim? Zaman ne, iktidar güçlü, taziyede bulunmak lazım. Eleştiri gelir mi, şu kesimden gelir. Tüm bunlar konuşuldu. Öyle bir formül bulunmalı ki, hem taziyede bulunmalı, hem eleştiri gelmemeliydi. Ertuğrulgazi Özkürkçü'nün aramasına karar verildi. Arayıp, ne söylediyse, Hulusi Akar adına aradığı yazılınca kıyamet koptu, suçlu ben oldum."

Saat 20.00 olduğunda Başkan Dik, "Teşekkür ediyorum" diyerek, Gözel'in savunmasını sonlandırdı. Gözel, savunmasının bitmediğini hatırlatınca Başkan Dik, yazılı olarak sunabileceğini söyledi. Gözel, "Sözlülük ilkesi gereği devam etmek istiyorum" dese de Başkan Dik kabul etmedi. Verilen kısa aradan sonra Gözel'in Avukatının beyanına geçildi.

Duruşma başladığında söz alan Ramazan Gözel, yüzyüzelik ilkesi gereği savunmasına devam etmek istediğini tekrarladı. Başkan Dik, müsaade etmediğini belirtince de Gözel, savunma hakkının kısıtlandığının ve adil yargılama ilkesinin ihlal edildiğinin kayda geçirilmesini istedi. Başkan Dik, bunları yazdırırken bir sanık, "Adi yargılama" ifadesini kullanınca da Başkan, "Akşam akşam sinirimi şey yapmayın" sözleriyle tepki gösterdi.

Gözel'in Avukatı Hakan Tunçkol, "Soruşturmanın selameti açısından Hulusi Akar ve Hakan Fidan görevden alınsaydı,  gerçekler ortaya çıkardı" dedi.

Tunçkol'un savunmasını saat 21.05'de tamamlamasından sonra bugünkü celse sonlandırıldı.

Kaynak: ODA TV

AKAR'IN ESKİ ÖZEL KALEM MÜDÜRÜNDEN ŞOKE EDEN YANIT! AKAR'IN ESKİ ÖZEL KALEM MÜDÜRÜNDEN ŞOKE EDEN YANIT!




HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbul Başakşehir 13 9 3 1 14 30
2 Kasımpaşa 13 8 1 4 10 25
3 Galatasaray 13 7 3 3 8 24
4 Beşiktaş 13 6 3 4 7 21
5 Yeni Malatyaspor 13 6 3 4 6 21
6 Atiker Konyaspor 14 5 6 3 5 21
7 MKE Ankaragücü 14 6 2 6 -1 20
8 Antalyaspor 13 6 2 5 -3 20
9 Trabzonspor 13 5 4 4 2 19
10 Göztepe 13 6 0 7 -1 18
11 Bursaspor 13 3 7 3 1 16
12 Demir Grup Sivasspor 13 3 6 4 -4 15
13 Aytemiz Alanyaspor 14 5 0 9 -9 15
14 Erzurum BB 13 3 5 5 -3 14
15 Fenerbahçe 13 3 4 6 -5 13
16 Akhisarspor 13 3 3 7 -9 12
17 Kayserispor 13 3 3 7 -12 12
18 Çaykur Rizespor 14 1 7 6 -6 10
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17
NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık